Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, sıfır atık yaklaşımının artık sadece atık azaltımı olarak değil, iklim politikalarının merkezinde yer alan bir unsur olarak ele alındığını açıkladı. Ağırbaş, COP31'in sıfır atık için dönüm noktası olacağını vurgulayarak, bu yaklaşımın küresel iklim hedeflerine ulaşmada kritik rol oynayacağını ifade etti.
Sıfır Atık Neden İklim Politikalarının Merkezinde?
Samed Ağırbaş, sıfır atık kavramının yalnızca çöp miktarını azaltmakla sınırlı olmadığını, aynı zamanda sera gazı emisyonlarının düşürülmesi, kaynak verimliliği ve döngüsel ekonomiye geçiş gibi iklim hedefleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirtti. Atık yönetiminin iklim değişikliğiyle mücadeledeki rolüne dikkat çeken Ağırbaş, "Sıfır atık, iklim politikalarının ayrılmaz bir parçasıdır. Atıkların bertarafı sırasında ortaya çıkan metan gazı, küresel ısınmaya en çok katkıda bulunan faktörlerden biridir. Dolayısıyla atık azaltımı, doğrudan iklim krizine müdahale anlamına gelir." dedi.
Birleşmiş Milletler verilerine göre, katı atık depolama sahaları küresel metan emisyonlarının yaklaşık yüzde 20'sini oluşturuyor. Metan, karbondioksitten yaklaşık 80 kat daha güçlü bir sera gazı. Bu nedenle sıfır atık stratejileri, kısa vadede iklim hedeflerine ulaşmada hızlı sonuç alınabilecek alanlardan biri olarak gösteriliyor.
COP31'de Sıfır Atık Gündemi
Ağırbaş, COP31'in sıfır atık yaklaşımı için bir dönüm noktası olacağını söyledi. İklim zirvesinde sıfır atığın ayrı bir başlık olarak ele alınması ve ülkelerin ulusal katkı beyanlarında (NDC) sıfır atık hedeflerine daha fazla yer vermesi bekleniyor. Ağırbaş, "COP31, sıfır atık politikalarının küresel iklim mimarisine entegrasyonu için tarihi bir fırsat. Türkiye'nin öncülüğünde yürütülen çalışmalar, diğer ülkelere de ilham kaynağı olacak." ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin 2017'de başlattığı Sıfır Atık Projesi, BM tarafından da destekleniyor ve 2022'de BM Genel Kurulu'nda 30 Mart'ın Uluslararası Sıfır Atık Günü ilan edilmesiyle küresel bir boyut kazandı. Proje kapsamında bugüne kadar iki milyon tonun üzerinde atık geri dönüştürüldü ve bu sayede yaklaşık 3 milyon ton sera gazı salımı engellendi.
Döngüsel Ekonomi ve İklim Bağlantısı
Sıfır atık sadece çevresel bir sorumluluk değil, aynı zamanda ekonomik bir fırsat. Döngüsel ekonomi modeli, hammaddelerin yeniden kullanımıyla kaynak tasarrufu sağlarken, yeni iş alanları da yaratıyor. Avrupa Birliği'nin Yeşil Mutabakat kapsamında 2050'ye kadar iklim nötr hedefi doğrultusunda atık yönetimi politikalarını sıkılaştırması, bu alandaki dönüşümü hızlandırıyor.
Ağırbaş, "Sıfır atık, iklim politikalarının merkezine taşınırken, aynı zamanda ekonomik kalkınmanın da itici gücü olacak. Geri dönüşüm sektörü, istihdam yaratma ve teknoloji geliştirme açısından büyük potansiyel taşıyor." diye konuştu.
Uzmanlar, sıfır atık stratejilerinin başarılı olması için yerel yönetimlerin, özel sektörün ve vatandaşların iş birliği içinde çalışması gerektiğini vurguluyor. Özellikle plastik kullanımının azaltılması, organik atıkların kompostlanması ve geri dönüşüm altyapısının güçlendirilmesi öncelikli adımlar arasında.
Sonuç ve Beklentiler
COP31 öncesinde sıfır atık konusunun iklim müzakerelerinde daha fazla yer bulması bekleniyor. Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşecek zirve, sıfır atık politikalarının uluslararası düzeyde bağlayıcılık kazanması için önemli bir platform olacak. Samed Ağırbaş'ın liderliğinde yürütülen çalışmalar, sıfır atığın iklim politikalarının ayrılmaz bir parçası haline gelmesi yolunda kararlılıkla ilerliyor.
İklim kriziyle mücadelede atık yönetiminin rolü her geçen gün daha iyi anlaşılıyor. Sıfır atık yaklaşımı, sadece çevreyi korumakla kalmıyor, aynı zamanda daha adil ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmenin anahtarı olarak görülüyor. COP31'in bu konuda bir dönüm noktası olacağı ve ülkelerin taahhütlerini artırarak somut adımlar atması bekleniyor.