Hazine ve Maliye Bakanlığı, sıfır araç satışlarında yaşanan kayıt dışı ödemeleri tespit etmek için harekete geçti. 2021-2024 yılları arasında sıfır araç satın alan vatandaşlara tek tek mektup gönderilerek, araç bedeli dışında yapılan 'hava parası' gibi ek ödemeler sorgulanıyor. Bakanlık, bu yolla vergi kaybının önüne geçmeyi ve kayıt dışı ekonomiyi kayıt altına almayı amaçlıyor.
Mektuplar ne içeriyor?
Gönderilen mektuplarda, araç alımı sırasında bayilere veya üçüncü kişilere yapılan nakit, havale, EFT gibi ek ödemelerin bildirilmesi isteniyor. Vatandaşlar, mektupta yer alan link üzerinden e-Devlet şifreleriyle sisteme girerek beyanda bulunabiliyor. Bakanlık, özellikle piyasa değerinin üzerinde satılan araçlarda gizli ödemelerin olduğunu değerlendiriyor.
Hedef: Vergi kaybını önlemek
Uygulamanın temel amacı, sıfır araç satışlarında faturaya yansıtılmayan ve vergi dışı kalan 'hava parası' gibi ödemeleri tespit ederek, bu tutarlar üzerinden gelir vergisi ve KDV alınmasını sağlamak. Bakanlık yetkilileri, 2021-2024 arasında yaklaşık 4 milyon sıfır araç satıldığını ve bu satışların önemli bir kısmında kayıt dışı ödeme yapıldığının tahmin edildiğini belirtiyor.
2021 yılında başlayan araç tedarik sorunu ve yüksek talep, bayilerin araçları liste fiyatının üzerinde satmasına yol açmıştı. Bu dönemde 'hava parası' adı altında yapılan ödemeler, resmi olarak belgelendirilmediği için vergi dışı kalmıştı. Bakanlık, bu ödemelerin gerçekleştiği tespit edilen durumlarda vergi cezası uygulanacağını açıkladı.
Uzmanlar, uygulamanın vergi adaleti açısından önemli olduğunu ancak tüketicilerin bu tür ödemeleri yapmaya zorlandığı dönemin araştırılması gerektiğini belirtiyor. Otomotiv sektörü temsilcileri ise kayıt dışı ödemelerin azaltılması için bayilik sisteminin düzenlenmesi gerektiğini savunuyor.
Bağımsız değerlendirme: Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın bu hamlesi, kayıt dışı ekonomiyle mücadelede önemli bir adım olsa da, geçmiş dönemde tüketicilerin mağduriyetini gidermeye yönelik bir mekanizma içermiyor. Vergi kaybının önlenmesi kadar, tüketicilerin korunması ve piyasa şeffaflığının sağlanması için kalıcı düzenlemelere ihtiyaç var.