SGK, sağlık hizmetlerinin sunumu ve finansmanına ilişkin kurallarda kapsamlı değişiklikler yaptı. Resmi Gazete'de yayımlanan yeni düzenlemeyle organ ve doku nakillerinde tedavi ile transfer giderlerinin karşılanmasına yönelik hükümler güncellenirken, bazı nakiller ve kanser ilaçlarının geri ödeme koşulları yeniden belirlendi. Karar, yurt genelinde milyonlarca hastayı ve sağlık kuruluşunu yakından ilgilendiriyor.
Organ nakillerinde yeni dönem
Yapılan düzenlemeyle organ ve doku nakli süreçlerinde tedavi ve transfer giderlerinin karşılanmasına ilişkin usul ve esaslar yeniden tanımlandı. Artık nakil öncesi ve sonrası süreçte hangi masrafların SGK tarafından karşılanacağı daha net çerçevede belirtiliyor. Özellikle yurt dışından getirilen organlar için yapılan transfer harcamalarının geri ödeme kapsamına alınması, nakil bekleyen hastalar ve yakınları için umut verici bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak bazı nakil türlerinde kısıtlamalar getirildiği, örneğin belirli koşulları sağlamayan hastaların bu haklardan yararlanamayacağı öğrenildi.
Sağlık Bakanlığı yetkilileri, düzenlemenin mali sürdürülebilirlik ve tıbbi gereklilikler göz önünde bulundurularak hazırlandığını belirtiyor. Yeni kuralların 1 Ocak 2025 itibarıyla yürürlüğe gireceği ve bu tarihten sonra yapılan başvuruların yeni esaslara göre değerlendirileceği ifade ediliyor.
Kanser ilaçlarında geri ödeme kriterleri değişti
Düzenlemenin bir diğer önemli ayağı ise kanser tedavisinde kullanılan ilaçların geri ödeme koşulları. SGK, bazı kanser ilaçlarının geri ödemesini yeniden düzenleyerek, bu ilaçların hangi endikasyonlarda ve hangi hasta gruplarında karşılanacağını detaylandırdı. Özellikle yeni nesil hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapi ilaçları için belirli test sonuçları ve uzman hekim raporu şartı getirildi. Bu değişikliklerin, hastaların daha kişiselleştirilmiş tedavilere erişimini artırmayı amaçladığı belirtiliyor.
Ancak bazı hasta dernekleri, yeni kriterlerin bazı hastalar için ilaçlara erişimi zorlaştırabileceği endişesini taşıyor. Özellikle nadir görülen kanser türlerinde kullanılan ilaçların geri ödeme listesinden çıkarılabileceği yönünde duyumlar var. Sağlık Bakanlığı, bu iddiaların asılsız olduğunu ve bilimsel komisyonların kararları doğrultusunda hareket edildiğini savunuyor.
Sağlıkta dönüşümün mali boyutu
SGK'nin bu adımı, son yıllarda artan sağlık harcamalarını kontrol altına alma çabalarının bir parçası olarak görülüyor. Türkiye'de sağlık harcamalarının gayri safi yurt içi hasıla içindeki payı her geçen yıl artıyor. 2023 yılında SGK'nin sağlık harcaması bir önceki yıla göre yüzde 25 artış göstererek 350 milyar TL'yi aştı. Bu tablo, geri ödeme politikalarında revizyonu kaçınılmaz kılıyor.
Öte yandan, düzenlemenin sağlık turizmini de etkileyebileceği belirtiliyor. Türkiye, özellikle organ nakli ve onkoloji tedavilerinde bölgesel bir cazibe merkezi haline gelmişti. Yeni kuralların, yabancı hastaların tedavi masraflarının SGK tarafından karşılanması konusunda daha sıkı denetim getireceği öğrenildi. Bu durum, sağlık turizmi gelirlerinde kısa vadede bir miktar düşüşe yol açabilir.
Uzmanlar ne diyor?
Sağlık ekonomisi uzmanları, düzenlemenin genel olarak olumlu olduğunu ancak uygulamada bazı sıkıntıların yaşanabileceğini vurguluyor. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Prof. Dr. Ayşe Demir, "Geri ödeme kriterlerinin netleştirilmesi, hem hastalar hem de hekimler için belirsizliği ortadan kaldırır. Ancak kanser ilaçlarında getirilen ek şartlar, özellikle ileri evre hastalar için umut kapısını aralayabilir ya da kapatabilir. Bu nedenle istisnai durumlar için esneklik sağlanmalı" dedi.
Hasta hakları savunucuları ise kararın sosyal devlet ilkesiyle çelişmemesi gerektiğini hatırlatıyor. Türkiye'de sağlık hizmetlerine erişimde fırsat eşitliğinin korunması için denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.
Sonuç olarak, SGK'nin yeni düzenlemesi, sağlıkta geri ödeme sistemini daha sürdürülebilir hale getirmeyi hedefliyor. Ancak hastaların tedaviye erişimini kısıtlamadan, bütçe dengelerini gözetmesi gereken zor bir denge söz konusu. Önümüzdeki günlerde uygulamadan kaynaklanan sorunların ortaya çıkması ve olası revizyonların gündeme gelmesi bekleniyor. Sağlık politikalarının şeffaf bir şekilde paylaşılması, toplumun her kesiminin bu değişime uyum sağlamasını kolaylaştıracaktır.