Türkiye'nin en zengin kadınlarından biri olarak bilinen ve Boğaz'daki Kara Todori Paşa Yalısı'nın sahibi Servet Koçak'ın vasiyeti avukatı tarafından açıklandı. Vasiyette, Koçak'ın iki oğlunun mirastan tamamen men edildiği, tüm mal varlığının ise kurucusu olduğu vakfa bırakıldığı belirtildi. 89 yaşında hayatını kaybeden Koçak'ın cenazesi toprağa verilirken, vasiyetin açıklanması aile içinde yeni bir tartışma başlattı.
Vasiyetin ayrıntıları ortaya çıktı
Geçtiğimiz hafta vefat eden Servet Koçak'ın vasiyeti, İstanbul'daki noterlikte aile üyeleri ve avukatlar huzurunda açıldı. Vasiyette, Koçak'ın oğulları Murat ve Emre Koçak'ın mirastan çıkarıldığı ifade edildi. Servet Koçak'ın, sağlığında oğullarıyla yaşadığı anlaşmazlıklar nedeniyle bu kararı aldığı iddia ediliyor. Vasiyette ayrıca, Koçak'ın sahip olduğu gayrimenkuller ve nakit varlıkların tamamının, 2015 yılında kurduğu Servet Koçak Eğitim ve Sağlık Vakfı'na bağışlandığı belirtildi.
Kara Todori Paşa Yalısı vakfa geçti
Boğaz'ın en değerli yapılarından biri olan Kara Todori Paşa Yalısı da vakfa devredilenler arasında. Uzmanlar, yalının güncel değerinin en az 500 milyon dolar olduğunu tahmin ediyor. Vakıf yönetiminin, yalının bakım ve restorasyonu için harekete geçtiği öğrenildi. Servet Koçak, vasiyetinde yalının müze olarak kullanılmasını veya eğitim amaçlı hizmet vermesini istedi.
Oğullardan tepki: "Vasiyet geçersiz"
Murat ve Emre Koçak, vasiyetin açıklanmasının ardından avukatları aracılığıyla yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, "Annemizin vasiyeti, sağlık sorunları nedeniyle basiretsiz bir şekilde hazırlanmıştır. Bu vasiyetin geçersiz olduğunu düşünüyoruz ve yasal mücadele başlatacağız" ifadelerine yer verildi. Aile dostları ise iki kardeşin anneleriyle yıllardır görüşmediğini, bu yüzden böyle bir kararın şaşırtıcı olmadığını dile getirdi.
Türkiye'nin en zenginleri arasındaydı
Forbes dergisinin 2023 listesine göre Türkiye'nin en zengin 50 ismi arasında gösterilen Servet Koçak, servetini eşi merhum iş insanı Ahmet Koçak'tan devralmıştı. Ahmet Koçak, tekstil ve gayrimenkul alanındaki yatırımlarıyla tanınıyordu. Çiftin iki oğlu, şirket yönetiminde aktif rol oynamış ancak zamanla aile içi anlaşmazlıklar yaşanmıştı. Servet Koçak, son yıllarını Boğaz'daki yalısında yalnız geçiriyordu.
Mirastan çıkarma hukuki geçerliliğe sahip mi?
Hukukçular, bir kişinin vasiyetname ile mirasçılarını mirastan çıkarabileceğini ancak bunun belirli koşullara bağlı olduğunu hatırlatıyor. Türk Medeni Kanunu'nun 510. maddesi gereği, mirasbırakan, altsoyundan birini, "mirasbırakana karşı ağır bir suç işlemişse" ya da "mirasbırakana karşı kanuni bakım yükümlülüğünü yerine getirmemişse" mirastan çıkarabilir. Ancak bu durumun yargı kararıyla ispatlanması gerekir. Oğulların avukatının, annelerinin vasiyetname düzenlediği tarihte hukuki ehliyetinin bulunmadığını iddia edeceği konuşuluyor.
Vakıf yetkililerinden açıklama
Servet Koçak Eğitim ve Sağlık Vakfı mütevelli heyeti başkanı Dr. Selim Yıldız, yaptığı açıklamada, "Kurucumuzun vasiyeti bizim için bir emanettir. Onun isteği doğrultusunda yalının ve diğer varlıkların korunması ve amacına uygun kullanılması için çalışacağız. Önümüzdeki hafta yönetim kurulu toplantısında ayrıntıları aktaracağız" dedi. Vakfın amacı, ihtiyaç sahibi öğrencilere burs vermek ve sağlık taramaları yapmak olarak açıklanmıştı.
Eski gündem: Aile kavgaları ve medya
Koçak ailesi, daha önce de oğulların yalının bahçesinde yaptıkları inşaat nedeniyle Servet Koçak ile yaşadıkları hukuki mücadelelerle medyada yer bulmuştu. Oğulların, yalının bahçesine kaçak havuz ve ek bina yaptırdığı iddiaları, Servet Koçak'ın şikayeti üzerine mahkemeye taşınmıştı. Bu davanın sonucu ise henüz kesinleşmiş değil.
Bağlam: Miras kavgaları ve toplumsal etkileri
Bu vaka, Türkiye'de sıkça karşılaşılan miras kavgalarının bir örneği olarak dikkat çekiyor. Aile şirketlerinin sürdürülebilirliği ve servet dağılımı konusundaki tartışmalar, ekonomik ve sosyal dengeler üzerinde belirleyici olabiliyor. Miras hukuku uzmanları, vasiyetnamenin açık bir irade beyanı içermesi ve usulüne uygun düzenlenmesi durumunda genellikle ayakta kaldığını, ancak ehliyet ve irade fesadı iddialarının dava sürecini uzatabildiğini vurguluyor. Koçak ailesindeki bu süreç, önümüzdeki aylarda medyanın yakından takip edeceği bir hukuk mücadelesine sahne olacak gibi görünüyor.