İstanbul Gaziosmanpaşa'da bir yufkacıda çalışan 28 yaşındaki Şerife Gezer, dün sabah saatlerinde uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Olayla ilgili başlatılan soruşturmada, Gezer'in saldırıdan hemen önce babasını telefonla arayarak yardım istediği ve ‘cinayet resmen geliyorum demiş’ şeklinde ifadeler kullandığı öğrenildi. Gezer'in babasının kızının ihbarı üzerine olay yerine koştuğu ancak yetişemediği belirtiliyor.
Kan donduran detay: Korkup babasını aramış
Edinilen bilgilere göre, Şerife Gezer, iş yerinde çalıştığı sırada kendisini rahatsız eden bir kişinin tehditlerinden korkarak cep telefonundan babası Osman Gezer'i aradı. Telefonda “Baba, biri beni öldürmek istiyor, imdat!” dediği ve yerini bildirdiği öğrenildi. Ancak baba Gezer, kızının çalıştığı yufkacıya ulaştığında kızını kanlar içinde buldu. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı incelemede Şerife Gezer'in hayatını kaybettiği belirlendi.
Saldırganın kimliği ve olay anı
Polis ekipleri, olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlattı. Yapılan ilk incelemelerde, saldırganın Gezer'in erkek arkadaşı olduğu öne sürülen A.K. olduğu tespit edildi. Görgü tanıkları, A.K.'nin sabah saatlerinde yufkacıya geldiğini, bir süre Gezer ile tartıştığını, ardından bıçağını çıkararak kadına defalarca vurduğunu anlattı. Saldırının ardından kaçan A.K.'nin yakalanması için polis ekiplerinin çalışması sürüyor. Gezer'in vücudunda birden fazla bıçak darbesi bulunduğu, kesin ölüm nedeninin otopsi raporu sonrası netleşeceği aktarıldı.
Kadın cinayetleri ve önlenebilir ihmal
Şerife Gezer'in ölümü, Türkiye'de artan kadın cinayetlerini yeniden gündeme getirdi. Gezer'in babasını arayıp yardım istemesine rağmen kurtarılamaması, ihbar mekanizmalarının ve koruma tedbirlerinin etkinliğini sorgulattı. Uzmanlar, kadınların şiddet ve tehdit anında yetkililere başvurması halinde bile kurumların yetersiz kaldığına dikkat çekiyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu verilerine göre, 2024 yılında en az 280 kadın erkek eliyle öldürüldü. Bu vakaların çoğunda kadınların daha önce şikayetçi olduğu, ancak etkili koruma sağlanamadığı belirtiliyor.
Soruşturma ve hukuki süreç
Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili soruşturma başlattı. Şüpheli A.K.'nin yakalanması için İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri geniş çaplı operasyon düzenliyor. Şüphelinin daha önce de Gezer'e yönelik tehdit ve şiddet eylemlerinde bulunduğu, bu nedenle hakkında uzaklaştırma kararı olduğu iddia edildi. Gezer ailesi, adalet talebiyle bugün Gaziosmanpaşa Adliyesi önünde basın açıklaması yapacağını duyurdu. Baba Osman Gezer, “Kızım defalarca şikayetçi oldu, ben de ihbar ettim ama kimse sahip çıkmadı. O katilin elinden kızımı kurtaramadılar. Devletten hesap soruyorum” dedi.
Toplumsal öfke ve kadın örgütlerinden tepki
Olay, sosyal medyada büyük yankı uyandırdı. #ŞerifeGezer ve #KadınCinayetleri etiketleriyle kullanıcılar tepkilerini dile getirdi. Kadın örgütleri, yarın İstanbul'da birçok noktada anma yürüyüşü ve basın açıklaması planladığını duyurdu. Türkiye'de kadın cinayetlerinin önlenmesi için İstanbul Sözleşmesi'nin yeniden yürürlüğe girmesi ve 6284 sayılı yasanın etkin şekilde uygulanması çağrıları yapıldı. Mahalle sakinleri ise Gezer'in sessiz bir kız olduğunu ancak son zamanlarda sürekli tedirgin olduğunu ifade etti.
Uzmanlar ne diyor?
Uzmanlar, bu tür vakalarda ihbarın yeterli olmadığını, tehlike altındaki bireylerin acil olarak koruma altına alınması gerektiğini vurguluyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan psikolog Dr. Ayşe Tülin, “Mağdurun ailesine bile bilgi vermesi, çaresizliğin göstergesi. Asıl yetkili kurumların risk değerlendirmesini doğru yapması ve anında koruma sağlaması gerekiyor. Aksi halde bu tür üzücü olaylar yaşanmaya devam edecek” ifadelerini kullandı. Hukukçular ise, sanığın tutuklu yargılanması ve en ağır cezayı alması için sürecin titizlikle sürdürüleceğini kaydetti.
Gezer'in cenazesi, yapılan otopsinin ardından ailesine teslim edildi. Genç kadının, memleketi Sivas'ın Şarkışla ilçesinde toprağa verileceği öğrenildi. Olayın ardından yufkacı dükkanına devlet tarafından el konuldu. Cinayet, Türkiye'de kadına yönelik şiddetin geldiği noktayı gözler önüne sererken, adaletin bir an önce tecelli etmesi bekleniyor.