İstanbul'da 17 yaşındaki Zeynep Yıldırım'ı 2020 yılında, ardından iki yıl sonra 23 yaşındaki Erva Raziye Asar'ı öldüren katil zanlısı Fethi Dağlı'nın, 2007 yılında site güvenlik görevlisi Ahmet Karadağ'ı da öldürdüğü belirlendi. Seri cinayetler arasındaki benzerlikler, güvenlik birimlerinin dikkatini çekti.
Cinayetlerin Ortak Noktaları
Fethi Dağlı'nın işlediği cinayetler arasında çarpıcı benzerlikler bulunuyor. Her üç cinayette de kurbanların boğularak öldürüldüğü ve cesetlerin benzer şekilde gizlendiği tespit edildi. Ayrıca, Dağlı'nın kurbanlarını seçerken belirli bir profil izlediği, genç kadınlar ve güvenlik görevlilerini hedef aldığı belirtiliyor.
Zeynep Yıldırım, 2020 yılında İstanbul'un Kadıköy ilçesinde kaybolmuş, bir hafta sonra cesedi bulunmuştu. Erva Raziye Asar ise 2022 yılında Beşiktaş'ta kaybolmuş ve cesedi iki hafta sonra ormanlık alanda bulunmuştu. Ahmet Karadağ ise 2007 yılında bir sitede güvenlik görevlisi olarak çalışırken öldürülmüş, cinayet o dönem faili meçhul olarak kalmıştı.
İtiraf ve Deliller
Fethi Dağlı'nın sorgusunda cinayetleri itiraf ettiği öğrenildi. Dağlı'nın ifadesinde, kurbanlarını "kendisini rahatsız ettikleri" için öldürdüğünü söylediği iddia edildi. Ancak psikolojik değerlendirme raporlarında Dağlı'nın anti-sosyal kişilik bozukluğu ve narsisistik eğilimler taşıdığı belirtiliyor.
Olayla ilgili soruşturmayı yürüten ekipler, Dağlı'nın evinde yaptığı aramada kurbanlara ait eşyalar ve cinayetlerde kullandığı ip parçalarını buldu. Ayrıca, Dağlı'nın cinayetleri planlı bir şekilde işlediği, önceden keşif yaptığı ve kurbanlarını takip ettiği deliller arasında.
Seri Cinayet Uzmanı Görüşü
Adli psikiyatri uzmanı Dr. Ayşe Gül, seri cinayetlerin benzerliklerini değerlendirerek, "Bu tür failler genellikle aynı yöntemi kullanır ve kurban seçiminde belirli bir takıntıya sahiptir. Dağlı'nın da benzer bir motivasyonla hareket ettiği görülüyor. Cinayetler arasındaki zaman aralıkları, failin soğukkanlılığını ve planlı hareket ettiğini gösteriyor" dedi.
Dr. Gül ayrıca, seri katillerin genellikle yakalanmamak için kurbanlarını farklı bölgelerden seçtiğini ve iz bırakmamaya özen gösterdiğini vurguladı.
Toplumsal Tepkiler ve Güvenlik Önlemleri
Cinayetlerin ortaya çıkmasıyla birlikte İstanbul'da genç kadınlar ve aileleri arasında endişe artmış durumda. Kadıköy ve Beşiktaş'ta yaşayan vatandaşlar, bölgede daha fazla güvenlik önlemi alınmasını talep ediyor.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü, seri cinayet şüphelisinin yakalanmasının ardından bölgede devriye sayısını artırdı ve gece saatlerinde kadınlara yönelik bilgilendirme toplantıları düzenlemeye başladı. Ayrıca, şüpheli durumlarda 155'i aramaları konusunda uyarılarda bulunuluyor.
Öte yandan, sosyal medyada da cinayetlerle ilgili çok sayıda paylaşım yapıldı. Kullanıcılar, adalet sisteminin seri katillere karşı daha caydırıcı cezalar uygulaması gerektiğini savunuyor.
Hukuki Süreç
Fethi Dağlı'nın yargılanmasına önümüzdeki ay başlanması bekleniyor. Savcılık, Dağlı hakkında üç kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep ediyor. Dosyada, cinayetlerin "tasarlayarak öldürme" suçunu oluşturduğu belirtiliyor.
Dağlı'nın avukatı ise müvekkilinin akıl sağlığının yerinde olmadığını öne sürerek ceza indirimi talep edeceklerini açıkladı. Mahkeme sürecinde, Dağlı'nın akli dengesinin yerinde olup olmadığına dair raporların dikkate alınacağı belirtiliyor.
Değerlendirme
Seri cinayetler, toplumun güvenlik algısını derinden sarsarken, adalet sisteminin bu tür suçlularla mücadelesinde daha etkin olması gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Fethi Dağlı'nın durumu, hem ceza infaz sisteminin hem de toplumsal önleyici mekanizmaların güçlendirilmesi gerekliliğini ortaya koyuyor.