Türkiye'nin önemli üretim üslerinden olan serbest bölgeler, 2024 yılının ilk beş ayında 11,7 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaştı. Bu rakamın yaklaşık yarısı, 5,6 milyar dolarla ihracattan kaynaklandı. Ticaret Bakanlığı verilerine göre, serbest bölgelerin toplam ticaret hacmi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12 artış gösterdi.
Serbest bölgelerin ihracat performansı
Ocak-mayıs döneminde serbest bölgelerden yapılan ihracat, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 14 artarak 5,6 milyar dolar olarak kaydedildi. İhracatın toplam ticaretteki payı ise yüzde 48 olarak gerçekleşti. Bu oran, serbest bölgelerin dış ticaret odaklı yapısını bir kez daha ortaya koydu. En fazla ihracat yapılan sektörler arasında otomotiv, makine, tekstil ve elektronik yer aldı. İhracatta en büyük pazar ise Avrupa Birliği ülkeleri oldu.
İthalat ve ticaret dengesi
Aynı dönemde serbest bölgelerin ithalatı ise 6,1 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu rakam, serbest bölgelerin toplam ticaret hacminin yüzde 52'sini oluştururken, dış ticaret açığı 500 milyon dolar olarak belirlendi. Geçen yılın aynı döneminde ise açık 600 milyon dolar seviyesindeydi. İthalattaki başlıca kalemler hammadde, ara malı ve yatırım malları oldu. Özellikle enerji ve kimyasal ürünler ithalatı dikkat çekti.
Serbest bölgeler, Türkiye'nin toplam ihracatında yüzde 5,3 paya sahipken, ithalatta ise yüzde 4,1'lik bir paya karşılık geliyor. Bu bölgelerde faaliyet gösteren firma sayısı 2 bin 500'ün üzerinde bulunuyor.
Serbest bölgelerin ekonomik önemi
Serbest bölgeler, sağladıkları vergi avantajları, gümrük muafiyetleri ve esnek çalışma koşullarıyla yabancı yatırımcılar için cazibe merkezi oluşturuyor. Türkiye genelinde 18 serbest bölge bulunuyor ve bunların büyük kısmı İstanbul, Bursa, İzmir, Mersin ve Trabzon gibi şehirlerde yer alıyor. Bu bölgelerde ağırlıklı olarak imalat sanayi, lojistik ve depolama hizmetleri veriliyor.
Uzmanlar, serbest bölgelerin ihracat odaklı büyüme modeline katkısının önümüzdeki dönemde artarak devam edeceğini öngörüyor. Özellikle yeşil dönüşüm ve dijitalleşme yatırımlarının bu bölgelerde yoğunlaşması, rekabet gücünü artıracak bir faktör olarak değerlendiriliyor.