Birlik ve Dayanışma Sendikası'nın yayımladığı üreme sağlığı raporu, Türkiye genelindeki Aile Sağlığı Merkezleri'nde (ASM) ücretsiz korunma yöntemleri ve rahim içi araç (RİA) temininde ciddi eksiklikler bulunduğunu gözler önüne serdi. Raporda, bu durumun aile planlaması hizmetlerini fiilen engellediği ve anne ölümlerini artırma riski taşıdığı ifade ediliyor. Sendika yetkilileri, sağlık politikalarındaki bu açmazı 'bilinçli plansızlık' olarak nitelendirirken, uzmanlar da hükümetin üreme sağlığı konusundaki duyarlılığını artırması gerektiği çağrısında bulunuyor.
ASM'lerde Ücretsiz Korunma Yöntemi Kıtlığı
Raporda, aile hekimliği birimleri olan ASM'lerde sunulması gereken ücretsiz doğum kontrol yöntemlerinin (hap, iğne, kondom) ve özellikle RİA uygulamalarının yetersiz olduğu belirtiliyor. Sendika tarafından yapılan saha araştırmasına göre, ASM'lerin önemli bir bölümünde bu malzemelerin stokları bulunmuyor ya da sürekli tükeniyor. Kadınların bu hizmetlere erişebilmesi için özel hastanelere veya eczanelere yönelmek zorunda kaldığı, bunun da ekonomik yükü artırdığı vurgulanıyor. Rapor, özellikle düşük gelirli ailelerin ve kırsal bölgelerde yaşayan kadınların bu sorundan orantısız şekilde etkilendiğini ortaya koyuyor.
Uzmanlardan Anne Ölümü Uyarısı
Halk sağlığı uzmanları, aile planlaması hizmetlerindeki bu eksikliğin istenmeyen gebelikleri artırabileceğini ve bunun da güvenli olmayan kürtajlara veya riskli doğumlara yol açarak anne ölümlerini tetikleyebileceğini belirtiyor. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Prof. Dr. Ayşe Yalçın, "Etkili doğum kontrolü sağlanamazsa, özellikle yüksek riskli gebeliklerde anne ölüm oranları yükselebilir. ASM'lerin bu konudaki rolü kritik; ancak mevcut durumda bu rolün gereği yerine getirilmiyor." dedi. Raporda, Türkiye'de anne ölüm oranının son yıllarda düşüş eğiliminde olduğu ancak bu kazanımların sürdürülebilmesi için aile planlaması yatırımlarının artırılması gerektiğine dikkat çekiliyor.
Sendikadan 'Bilinçli Plansızlık' Eleştirisi
Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Mehmet Demir, raporun bulgularını değerlendirirken, sağlık politikalarında aile planlamasının göz ardı edildiğini savundu. Demir, "Aile planlaması hizmetleri, kadın sağlığının temel taşlarından biridir. Ancak hükümetin bu konudaki uygulamaları, adeta 'bilinçli bir plansızlık' örneği sergiliyor. Bu durum, toplumun geleceğini tehdit eden bir ihmaldir" ifadelerini kullandı. Sendika, raporun ilgili bakanlıklara iletilerek acil önlem alınmasını talep etti.
Sağlık Politikalarındaki Dönüşümün Gölgesinde Kalan Alan
Son yıllarda Türkiye'de sağlık sisteminde yaşanan dönüşüm, hastane altyapısına ve teknolojik yatırımlara odaklanırken, koruyucu sağlık hizmetleri arasında yer alan aile planlaması göz ardı edilmiş görünüyor. Uzmanlar, Sağlık Bakanlığı'nın üreme sağlığı konusunda kapsamlı bir eylem planı hazırlaması ve ASM'lere düzenli olarak ücretsiz malzeme tedarikinin sağlanması gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, toplumun doğum kontrol yöntemleri hakkında bilgilendirilmesi için eğitim programlarının yaygınlaştırılması da öneriliyor.
Bu rapor, Türkiye'de aile planlaması hizmetlerinin ne kadar kırılgan bir yapıda olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Kadın sağlığının korunması ve anne ölümlerinin önlenmesi için bu hizmetlerin güçlendirilmesi elzemdir. Sendikanın 'bilinçli plansızlık' tespiti, konunun yalnızca sağlık değil, aynı zamanda toplumsal cinsiyet eşitliği ve sosyal devlet anlayışının bir sınavı olduğunu hatırlatıyor. Hükümetin bu raporu dikkate alarak somut adımlar atması, kadınların yaşam hakkı ve sağlıklı bir gelecek için kaçınılmazdır.