Tapu Çevre Yol-İş Genel Başkanı Güven Nazmi Demiralp, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bünyesinde daire başkanı olarak görev yaparken, kendisine telefonlara bakma işi verildiğini açıkladı. Demiralp, bu görevlendirmenin tamamen yıldırma (mobbing) amacı taşıdığını belirterek, liyakatsizliğin tavan yaptığını ifade etti. Olay, kamu kurumlarında sendikal faaliyet yürüten yöneticilere yönelik baskı iddialarını yeniden gündeme getirdi.
Görevlendirme ve Tepki
Demiralp, yaptığı açıklamada, daire başkanlığı görevine ek olarak verilen telefonlara bakma işinin, sendikal mücadelesi nedeniyle kendisine yönelik bir cezalandırma olduğunu söyledi. "Bu görevlendirme tamamen yıldırma amaçlı. Liyakatsizlik tavan yapmış durumda" diyen Demiralp, kurum içinde sendikal ayrımcılığın arttığını vurguladı. Demiralp'in açıklamaları, kamu çalışanlarının sendikal hakları ve mobbing iddiaları konusundaki tartışmaları alevlendirdi.
Edinilen bilgilere göre, Demiralp'in görev tanımında herhangi bir değişiklik yapılmadan telefonlara bakma sorumluluğunun eklenmesi, sendikal çevrelerde tepkiyle karşılandı. Sendika yetkilileri, bu tür uygulamaların çalışanların motivasyonunu düşürdüğünü ve sendikal faaliyetleri engellemeye yönelik olduğunu savunuyor.
Arka Plan ve Sendikal Haklar
Türkiye'de kamu sektöründe sendikal örgütlenme, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu ile düzenleniyor. Ancak uygulamada sendikal ayrımcılık ve mobbing vakaları sıkça dile getiriliyor. Demiralp'in durumu, bu tür iddiaların son örneği olarak değerlendiriliyor. Tapu Çevre Yol-İş Sendikası, daha önce de benzer şikayetlerde bulunmuş ve yetkilileri liyakat ilkesine uymaya çağırmıştı.
Uzmanlar, kamu yönetiminde liyakat ve eşitlik ilkelerinin önemine dikkat çekiyor. Sendikal faaliyet nedeniyle görev değişikliği veya angarya işler verilmesinin, uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan sendikal hakların ihlali anlamına gelebileceği belirtiliyor. Demiralp'in açıklamaları, konunun yargıya taşınıp taşınmayacağı sorusunu da beraberinde getirdi.
Değerlendirme
Bu olay, Türkiye'de kamu çalışanlarının sendikal hakları ve mobbing konusundaki hassasiyetin bir yansıması olarak görülüyor. Sendika genel başkanına verilen telefon bakma görevi, liyakatsizlik ve yıldırma iddialarını gündeme taşırken, kamu kurumlarında şeffaflık ve hesap verebilirlik çağrılarını da artırıyor. Konunun takipçisi olunacağı ve benzer vakaların önlenmesi için adımlar atılması gerektiği vurgulanıyor.