Türk opera ve resim sanatının çınarı Semiha Berksoy, vefatının 22. yılında Çengelköy Mezarlığı'ndaki kabri başında anıldı. Sanatçının kızı Zeliha Berksoy, annesinin mezar taşı önünde yaptığı konuşmada, onun ölüme dair sözlerini hatırlatarak, “Evladım yaşamak öyle güzel ki ama her güzel şey gibi onun da cezası var: Ölüm” ifadelerini kullandı. Törene az sayıda seveni katılırken, Berksoy'un sanat hayatı ve kişiliği bir kez daha övgüyle anıldı.
Sanat Hayatı ve Eserleri
Semiha Berksoy, 1910 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Belediye Konservatuvarı'nda eğitim aldı ve Türkiye'nin ilk kadın opera sanatçısı olarak tarihe geçti. 1934 yılında sahnelenen ilk Türk operası 'Özsoy'da başrol oynadı. Cumhuriyet'in ilk yıllarında Türk musikisi ve Batı operasını birleştiren eserlerde yer aldı. Aynı zamanda resim alanında da eserler veren Berksoy, kişisel sergiler açtı ve eserleri yurt dışında da sergilendi. Sanatçı, Atatürk'ün huzurunda şarkı söyleyen isimlerden biri olarak da bilinir. Hayatı boyunca birçok ödül aldı ve Türk sanatına önemli katkılarda bulundu.
Kızı Zeliha Berksoy'un Anlattıkları
Törende konuşan Zeliha Berksoy, annesinin mezar taşını daha sağlığında kendisinin yaptırdığını ve üzerindeki yazıları kendisinin seçtiğini söyledi. Berksoy, “Annem ölümü hiçbir zaman yok edici bir güç olarak görmedi. Onun için ölüm, yaşamın bir devamıydı. Mezar taşına 'Ölümsüz Ateş Kuşu' yazdırdı ve 'Ateş Kuşu' adlı bir de opera besteledi. Onun en büyük hayali, bu operanın dünya sahnesinde seslendirilmesiydi. Henüz tam anlamıyla gerçekleşmedi ama ben inanıyorum ki bu eser de diğerleri gibi hak ettiği değeri görecek” dedi. Ayrıca, annesinin son yıllarında bile enerjisini ve sanat tutkusunu kaybetmediğini belirten Zeliha Berksoy, “O hep gençti. Ölümünden kısa bir süre önce bile resim yapıyordu. Atatürk'ün 'Sanatsız kalan bir milletin hayat damarları kopmuş demektir' sözünü her zaman hatırlardı. Biz de onun mirasını yaşatmaya çalışıyoruz” diye konuştu.
Ölüm Yıl Dönümünde Duygusal Anlar
Anma töreninde Semiha Berksoy'un resimlerinden ve opera kayıtlarından oluşan bir sunum yapıldı. Katılımcılar, sanatçının mezarına karanfil bıraktı. Zeliha Berksoy, gözyaşlarını tutamayarak, “Onu her gün özlüyorum ama özellikle böyle günlerde yokluğu daha çok hissediliyor. Ancak şunu biliyorum ki o hep içimizde yaşıyor. Eserleri onu ölümsüz kılıyor” ifadelerini kullandı. Törene katılan tiyatro sanatçısı Ayşe Selen ise, “Semiha Hanım, hem opera hem resim alanında çağının çok ötesinde bir sanatçıydı. Onun açtığı yoldan gitmek bizim için onur verici. Onu saygıyla ve rahmetle anıyorum” dedi.
Semiha Berksoy'un hayatı, sadece sanatıyla değil aynı zamanda cesareti ve azmiyle de örnek bir isim oldu. Türk kadınının gücünü sahnelere taşıyan Berksoy, genç kuşaklara ilham kaynağı olmaya devam ediyor. Onun anısına yapılan bu anma etkinliği, sanat dünyasında geniş yankı uyandırdı. Sanatçının mirası, açılan sergiler ve konserlerle yaşatılmaya çalışılıyor.
Semiha Berksoy'un vefatının 22. yılında yapılan bu anma töreni, onun sanatına ve kişiliğine duyulan saygıyı bir kez daha gösterdi. Türk sanatının unutulmaz isimlerinden olan Berksoy, eserleri ve anılarıyla her zaman hatırlanacak. Onun “Ateş Kuşu” operası, gelecekte belki de dünya sahnelerinde hak ettiği yeri alacak. Bugün onu anarken, bize bıraktığı zengin kültürel mirası da yaşatma sözü veriyoruz.