Muğla'nın Marmaris ilçesine bağlı Selimiye Mahallesi'nde yapılması planlanan 450 yat kapasiteli marina projesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinin sonlandırılmasıyla iptal edildi. Proje, koruma statüsüne sahip bölgede yer alması ve çevresel riskleri nedeniyle tepki çekiyordu. Bu karar, Selimiye sakinleri ve doğa koruma dernekleri tarafından sevinçle karşılandı. Muğla İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün de projeye olumsuz görüş vermesi, sürecin seyrini değiştirdi.
ÇED sürecinin iptali ve gerekçeleri
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Selimiye'de planlanan marina projesi için başlatılan ÇED sürecini resmi olarak sonlandırdı. Kararın gerekçesi olarak, projenin 'Özel Çevre Koruma Bölgesi' statüsündeki alanda yer alması ve bölgenin ekolojik dengesine zarar verebileceği gösterildi. Ayrıca, proje kapsamında yapılması planlanan deniz dolgusu ve kıyı düzenlemesinin, bölgedeki biyolojik çeşitliliği tehdit ettiği belirtildi. Bakanlık yetkilileri, ÇED sürecinin sonlandırılmasının, çevresel risklerin değerlendirilmesi sonucunda alındığını ve hukuki bir zorunluluk olduğunu vurguladı.
Koruma statüsü ve resmi kurumların görüşleri
Selimiye Mahallesi, 1990 yılında 'Özel Çevre Koruma Bölgesi' ilan edilen Gökova Körfezi sınırları içinde yer alıyor. Bu statü, bölgedeki doğal ve kültürel değerlerin korunmasını zorunlu kılıyor. Proje, ilk olarak 2018 yılında gündeme gelmiş, ancak bölge halkı ve çevre örgütlerinin yoğun itirazlarıyla karşılaşmıştı. Muğla İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, proje ile ilgili görüşünde, marina inşaatının alanın doğal dokusunu bozacağını ve bölgenin turizm değerine olumsuz etkisi olacağını belirtti. Ayrıca, Koruma Bölge Müdürlüğü de projenin 'tabiat varlığı' kapsamındaki alanlara zarar verebileceği yönünde görüş bildirdi. Bu olumsuz görüşler, ÇED sürecinin iptalinde etkili oldu.
Selimiye halkının ve çevre örgütlerinin tepkisi
Selimiye sakinleri, projenin iptalini 'halkın zaferi' olarak nitelendirdi. Uzun süredir projenin durdurulması için imza kampanyaları düzenleyen ve eylemler yapan yöre halkı, karar sonrası açıklama yaptı. Selimiye'yi Koruma ve Yaşatma Derneği başkanı, 'Doğamıza sahip çıktık. Bu bölge, caretta caretta kaplumbağalarının yuvalama alanı ve birçok endemik türün yaşam alanı. Marina projesi, bu değerleri yok edecekti. Bakanlığın kararını saygıyla karşılıyoruz' dedi. Çevre örgütleri de benzer sevinç mesajları yayınladı. Ancak, projenin tamamen rafa kalkmadığını, yatırımcıların yeni bir proje ile yeniden başvuru yapabileceği konusunda uyarılar yapıldı.
Bölge için dönüm noktası
Bu karar, yalnızca Selimiye için değil, Türkiye'deki kıyı yerleşimleri için de önemli bir emsal teşkil ediyor. Koruma statüsündeki alanlarda yapılaşmanın engellenmesi, hukuk devleti ve çevre bilinci açısından kritik bir kazanım olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, kararın turizm politikalarının yeniden gözden geçirilmesine yol açması gerektiğini belirtiyor. Doğa Derneği'nin raporuna göre, Türkiye'nin kıyı şeridindeki koruma alanlarının yüzde 40'ı çeşitli projelerle tehdit altında. Bu tür kararların, gelecek nesillere miras bırakılacak doğal alanlar için umut verici olduğu ifade ediliyor.