Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Edirne’de 4 yıl süren kapsamlı restorasyon çalışmalarının ardından ibadete açılan Selimiye Camisi için düzenlenen törende önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, konuşmasında caminin sadece bir ibadethane değil, aynı zamanda Türk-İslam medeniyetinin sembolü olduğunu vurgulayarak “Selimiye, Türk-İslam yurdunun tapusudur” ifadesini kullandı. 450 milyon liraya mal olan restorasyonla Mimar Sinan’ın ustalık eserine 100 yıl ömür biçildiğini belirten Erdoğan, caminin gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde aktarılmasının önemine dikkat çekti.
Restorasyon çalışmaları 4 yıl sürdü
Edirne’nin simgesi haline gelen Selimiye Camisi, 2019 yılında başlatılan ve 4 yıl süren kapsamlı restorasyonun ardından yeniden ibadete açıldı. Restorasyon kapsamında caminin çatı, kubbe, minareler ve iç dekorasyonu baştan sona yenilendi. Ayrıca zemin güçlendirme ve deprem yalıtımı gibi yapısal iyileştirmeler de yapıldı. Proje kapsamında caminin avlusu ve çevre düzenlemesi de modern standartlara uygun hale getirildi.
Selimiye Camisi’nin tarihi önemi
Mimar Sinan’ın “ustalık eserim” olarak nitelendirdiği Selimiye Camisi, 1575 yılında Sultan II. Selim adına inşa edildi. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan cami, Osmanlı mimarisinin en önemli örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. 31 metre çapındaki kubbesiyle dikkat çeken yapı, aynı zamanda 70 metre yüksekliğindeki minareleriyle de şehrin siluetine yön veriyor.
Açılış törenine çok sayıda devlet yetkilisi, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaş katıldı. Törende konuşan Edirne Valisi, restorasyonun tamamlanmasıyla caminin hem ibadet hem de turizm açısından daha işlevsel hale geldiğini söyledi. Vatandaşlar ise caminin yenilenen yüzüyle gurur duyduklarını ifade etti.
Selimiye Camisi’nin restorasyonu, Türkiye’nin kültürel mirasını koruma konusundaki kararlılığını bir kez daha gösterdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da belirttiği gibi, bu tür yatırımlar sadece bugünün değil, gelecek nesillerin de tarihe sahip çıkmasını sağlıyor. Mimar Sinan’ın 400 yıl önce yarattığı bu başyapıt, modern restorasyon teknikleriyle adeta yeniden doğdu.