Türkiye Sigorta Birliği (TSB), son dönemde etkili olan sel ve su baskınlarından zarar gören vatandaşlara sigorta süreçlerine ilişkin kritik uyarılarda bulundu. Birlik, hasar gören sigortalıların vakit kaybetmeden sigorta şirketlerine başvurmaları gerektiğini vurgularken, ekspertiz ve tazminat işlemlerinin hızlı ve sağlıklı ilerlemesi için zararların fotoğraf ve video gibi görsel delillerle belgelenmesini tavsiye etti. TSB'den yapılan açıklamada, sel felaketinin ardından doğru adımların atılmasının hem hak kayıplarını önleyeceği hem de sürecin hızlanmasına katkı sağlayacağı belirtildi.
Hasar Bildiriminde Zaman Faktörü
TSB, sel ve su baskını gibi doğal afetler sonrasında sigorta poliçesi sahiplerinin en kısa sürede sigorta şirketlerine hasar bildiriminde bulunmasının önemine dikkat çekti. Bildirimin gecikmesi durumunda hasar tespitinin zorlaşabileceğini ve tazminat sürecinin uzayabileceğini ifade eden Birlik, sigortalıların poliçelerinde yer alan teminat kapsamını kontrol etmelerini de önerdi. Sel hasarlarının genellikle konut, iş yeri ve araç sigortaları kapsamında değerlendirildiğini hatırlatan TSB, bazı poliçelerde sel ve su baskını teminatının ek bir madde olarak yer alabileceğini, bu nedenle vatandaşların poliçe detaylarını incelemeleri gerektiğini belirtti.
Hasar ihbarının ardından sigorta şirketlerinin ekspertiz sürecini başlatacağını aktaran Birlik, bu aşamada sigortalıların işbirliği yapmasının önemli olduğunu vurguladı. Eksperlerin hasar tespiti için bölgeye gelmeden önce, zarar gören eşyaların ve yapıların fotoğraflarının çekilmesi, videolarının kaydedilmesi gerektiğini belirten TSB, bu belgelerin tazminat hesaplamasında delil olarak kullanılabileceğini ifade etti.
Fotoğraf ve Video ile Belgeleme Şart
TSB'nin açıklamasında, sel sonrası hasar tespitinde en sık yapılan hatalardan birinin, zarar gören bölgenin temizlenmesi veya onarılması öncesinde yeterli kayıt alınmaması olduğu belirtildi. Sigortalıların, hasarın boyutunu gösteren geniş açılı fotoğraflar ve detay çekimleri yapmaları, mümkünse su seviyesini ve zararın kapsamını gösteren videolar kaydetmeleri önerildi. Bu görsel materyallerin, eksperin hasar tespitini kolaylaştıracağı ve tazminat miktarının doğru hesaplanmasına yardımcı olacağı vurgulandı.
Ayrıca, hasar gören eşyaların listelenmesi ve varsa faturalarının saklanması gerektiği ifade edildi. Birlik, sel nedeniyle ev veya iş yerinde meydana gelen hasarların yanı sıra araçlarda oluşan zararlar için de aynı belgeleme yönteminin geçerli olduğunu kaydetti. Sigorta şirketlerinin, hasar ihbarını takiben genellikle 24-48 saat içinde eksper ataması yapacağını belirten TSB, sigortalıların bu süreçte sigorta şirketleriyle iletişim halinde kalmalarını tavsiye etti.
Poliçe Kapsamı ve Teminatlar
Sel ve su baskınlarının Türkiye'de son yıllarda artan sıklıkta yaşandığına dikkat çeken TSB, sigorta bilincinin önemine değindi. Konut sigortalarında sel teminatının genellikle standart paketlerde yer almadığını, ancak ek teminat olarak satın alınabildiğini belirten Birlik, vatandaşların poliçe yaptırırken bulundukları bölgenin risk durumunu göz önünde bulundurmaları gerektiğini ifade etti. Özellikle dere yataklarına yakın bölgelerde ve sel riski yüksek alanlarda yaşayanların, sel teminatını mutlaka poliçelerine ekletmeleri önerildi.
TSB, sel hasarlarının tazminat sürecinde, sigorta şirketlerinin hasarın gerçekliğini ve boyutunu doğrulamak için ek bilgi ve belge talep edebileceğini hatırlattı. Sigortalıların bu taleplere hızlı yanıt vermesinin süreci hızlandıracağı belirtildi. Ayrıca, hasar tespiti sırasında sigorta şirketi temsilcilerine doğru ve eksiksiz bilgi verilmesinin, yanıltıcı beyanlardan kaçınılmasının önemine vurgu yapıldı.
Bağımsız Değerlendirme
Türkiye'de sel ve su baskını gibi doğal afetlerin sık yaşanması, sigorta sektörünün bu tür risklere karşı farkındalığının artmasını gerektiriyor. TSB'nin son uyarıları, hem sigortalıların haklarını korumaları hem de sigorta şirketlerinin hasar süreçlerini daha etkin yönetmeleri açısından önemli bir rehber niteliğinde. Ancak, sel teminatının yaygınlaşması ve poliçe sahiplerinin bilinçlenmesi için daha fazla eğitim ve bilgilendirme çalışmasına ihtiyaç duyulduğu açık. Doğal afetlerin ekonomik etkilerini azaltmak adına sigorta sektörünün yanı sıra kamu kurumlarına ve yerel yönetimlere de önemli görevler düşüyor. Sel sonrası yaşanan mağduriyetlerin önüne geçmek için sigorta okuryazarlığının artırılması ve hasar süreçlerinin şeffaf bir şekilde yürütülmesi büyük önem taşıyor.