İstanbul ve beş ilde etkili olan şiddetli yağışların ardından sel ve su baskınlarının sigorta sektörüne faturası netleşmeye başladı. Türkiye Sigorta Birliği'nin (TSB) açıkladığı verilere göre, 6 ilde meydana gelen sel ve su baskını hasarları için sigorta şirketlerince bugün itibarıyla 2 bin 379 hasar dosyası için ayrılan toplam muallak tazminat karşılığı 1 milyar 904 milyon lira oldu. Bu tutar, yangın (yangın, doğal afetler ve konut sigortaları) ve kasko branşlarını kapsıyor. Sektör temsilcileri, hasar tespit çalışmaları sürdükçe rakamın artabileceğini belirtiyor.
En büyük pay İstanbul'da
TSB verilerine göre, sel ve su baskını hasarlarının illere göre dağılımında İstanbul açık ara önde. İstanbul'da 1.500'ü aşkın hasar dosyası için yaklaşık 1,2 milyar lira karşılık ayrıldı. İstanbul'u sırasıyla Ankara, Bursa, Antalya, İzmir ve Kocaeli takip ediyor. Bu illerdeki hasarların büyük kısmı konut ve iş yerlerinde meydana gelen su baskınları ile araçlarda oluşan hasarlardan kaynaklanıyor. Özellikle kasko sigortası kapsamında yapılan başvuruların, toplam hasarın önemli bir bölümünü oluşturduğu ifade ediliyor.
Sigorta şirketleri, hasar tespit süreçlerinin hızla tamamlanması için saha ekiplerini artırdı. Ancak bazı bölgelerde altyapı hasarı ve ulaşım zorlukları nedeniyle ekspertiz çalışmalarının geciktiği, bu nedenle nihai maliyetin henüz kesinleşmediği vurgulanıyor. TSB yetkilileri, önümüzdeki günlerde yeni hasar bildirimlerinin gelmesiyle birlikte muallak tazminat karşılığının yukarı yönlü revize edilebileceğini kaydediyor.
Doğal afet sigortasının önemi artıyor
Uzmanlar, sel ve su baskınlarına karşı sigorta bilincinin yetersiz olduğunu belirtiyor. Türkiye'de konut sigortası penetrasyonu halen düşük seviyelerde. Özellikle kiralık konutlarda ve küçük işletmelerde sigorta yaptırma oranının beklenenin altında olduğu ifade ediliyor. Bu durum, afet sonrası ortaya çıkan maddi kayıpların önemli bir kısmının sigorta kapsamı dışında kalmasına yol açıyor. Sigorta sektörü temsilcileri, doğal afetlere karşı korunmanın yalnızca bireysel değil toplumsal bir sorumluluk olduğunu vurguluyor.
Öte yandan, 2023 yılında yaşanan büyük deprem felaketinin ardından doğal afet sigortalarına olan ilginin arttığı gözlemlenmişti. Ancak sel ve su baskını gibi risklerin, deprem kadar yaygın bir tehdit olarak algılanmadığı, bu nedenle poliçe yaptırma oranlarının istenen düzeye ulaşmadığı belirtiliyor. Uzmanlar, iklim değişikliğinin etkisiyle aşırı hava olaylarının sıklaşacağını öngörerek, sigorta ürünlerinin bu yeni gerçekliğe göre çeşitlendirilmesi gerektiğini savunuyor.
Hükümetten destek mesajı
Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilileri, selden etkilenen vatandaşların zararlarının karşılanması için sigorta şirketleriyle koordinasyon halinde olduklarını açıkladı. Bakanlık, hasar tespit çalışmalarının tamamlanmasının ardından ödemelerin hızlandırılacağını bildirdi. Ayrıca, afet bölgelerinde hasar gören altyapının yeniden inşası için ek kaynak ayrılacağı belirtildi. Sektör temsilcileri, devletin afet sonrası sunduğu desteklerin yanı sıra özel sigorta sisteminin güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Bu arada, sigorta şirketlerinin hasar süreçlerini hızlandırmak için mobil uygulamalar ve dijital ihbar kanalları üzerinden başvuru imkanı sunduğu, bazı şirketlerin ise hasar ödemelerinde öncelikli sıra uygulaması başlattığı öğrenildi. Vatandaşların, hasar tespiti için poliçelerindeki teminat kapsamını kontrol etmeleri ve gerekli belgeleri eksiksiz iletmeleri sürecin hızlı ilerlemesi açısından önem taşıyor.
İklim değişikliği ve sigorta sektörünün geleceği
Uzmanlar, sel ve su baskınlarının sadece Türkiye'de değil, küresel ölçekte sigorta sektörü için büyüyen bir risk olduğunu belirtiyor. İklim değişikliğine bağlı aşırı hava olaylarının sıklık ve şiddetindeki artış, sigorta şirketlerinin fiyatlandırma modellerini yeniden gözden geçirmesine neden oluyor. Türkiye'de de son yıllarda artan sel vakaları, sigorta primlerinde ve teminat koşullarında değişiklikleri beraberinde getirebilir. Sektör temsilcileri, risk yönetiminin güçlendirilmesi ve altyapı yatırımlarının artırılması gerektiğini vurguluyor.
Sonuç olarak, 6 ilde yaşanan sel felaketinin sigorta sektörüne maliyeti 2 milyar liraya yaklaşırken, bu tablo hem bireysel hem de kurumsal düzeyde sigortanın önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Hasar tespitlerinin tamamlanmasıyla birlikte rakamın daha da netleşmesi bekleniyor. Yetkililer, vatandaşları doğal afetlere karşı sigorta yaptırmaya ve mevcut poliçelerini güncel tutmaya çağırıyor.