Sosyal medya fenomenlerinin yıllardır yaydığı "şeker zehirlidir" tezi, bilimsel araştırmalarla çürütüldü. Beslenme dünyasında tartışmalara neden olan bu mit, özellikle meyve tüketimi üzerinde yarattığı olumsuz algıyla gündemi meşgul ediyordu. Ancak son bilimsel çalışmalar, şekerin tek başına bir halk sağlığı düşmanı olmadığını, asıl sorunun aşırı işlenmiş gıdalardaki gizli şeker olduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, meyvelerde bulunan doğal şekerin (fruktoz) lif, vitamin ve antioksidanlarla birlikte tüketildiğinde tamamen zararsız olduğunu belirtirken, bu tür yanlış bilgilerin insanları sağlıklı besinlerden uzaklaştırdığına dikkat çekiyor.
Şeker miti nasıl başladı?
2010'lu yıllarda sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte, bazı sağlık fenomenleri şekerin "zehir" kategorisinde olduğunu iddia etmeye başladı. Özellikle meyve şekerinin karaciğerde doğrudan yağa dönüştüğü tezi, binlerce takipçi topladı. Oysa gerçek araştırmalar, meyve tüketimi ile karaciğer yağlanması arasında doğrudan bir ilişki olmadığını, hatta meyvenin içerdiği antioksidanlar sayesinde karaciğeri koruduğunu gösteriyor. Harvard T.H. Chan Halk Sağlığı Okulu'nda yapılan bir meta-analiz, günde bir-iki porsiyon meyve tüketen bireylerde kardiyovasküler hastalık riskinin %20 azaldığını ortaya koydu.
Bilimsel gerçekler ne diyor?
Bilim insanları, şekerin zararlı olup olmadığının tüketim miktarı ve içeriğine bağlı olduğunu vurguluyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), günlük serbest şeker alımının toplam enerjinin %10'undan azını oluşturmasını öneriyor. Ancak bu uyarı, meyve, sebze ve süt ürünlerindeki doğal şekerleri kapsamıyor. Asıl endişe kaynağı, gazlı içecekler, paketli atıştırmalıklar ve işlenmiş gıdalarla alınan ilave şeker. Bir çalışma, meyve tüketiminin yüksek olduğu topluluklarda obezite oranlarının daha düşük olduğunu gösteriyor. Yani meyve, kilo aldırmak bir yana, tokluk hissi vererek aşırı yemeyi engelliyor.
Uzmanlardan uyarı: Sosyal medyadaki bilgi kirliliğine dikkat
Beslenme ve diyetetik bölümü uzmanları, sosyal medyada yayılan abartılı iddiaların bilimsel temelden yoksun olduğunu belirtiyor. Prof. Dr. Ayşe Yılmaz, "Sosyal medya, kısa sürede yankı uyandıracak söylemlerle sağlık okuryazarlığını tehdit ediyor" diyor. Uzmanlar, diyabet veya insülin direnci olmayan bireylerin meyve tüketimini sınırlamalarına gerek olmadığını, aksine yeterli meyve tüketiminin kalp, damar ve bağırsak sağlığı için faydalı olduğunu vurguluyor.
Sonuç: Şeker zehirli değil, aşırı tüketim zararlı
Bilim dünyası, şekerin tek başına bir zehir olmadığı konusunda neredeyse görüş birliğine varmış durumda. Önemli olan, tüketim miktarı, kaynak ve bireyin metabolik durumu. Meyve gibi doğal kaynaklardan alınan şeker, vücudun enerji ihtiyacını karşılamakla kalmıyor, aynı zamanda gerekli vitamin ve mineralleri de sağlıyor. Bu nedenle, sosyal medyada yayılan korkutucu iddialara itibar etmek yerine, bilimsel rehberler ve uzman görüşlerine yönelmek en doğrusu.