Şile Belediyesi'ne yönelik bir operasyon kapsamında 13 aydır tutuklu bulunan şehir plancısı Evren Buçan, hakkında hâlâ iddianame hazırlanmadığını belirterek 'Ranta karşı olduğum için tutuklandım' dedi. Planlamaların ‘rant odaklı’ olduğunu yıllar önce söylediklerini ancak dikkate alınmadıklarını ifade eden Buçan, kentin çıkmaza sokulduğunu vurguladı.
Tutukluluk süreci ve iddianame bekleyişi
Şile Belediyesi'ne yönelik operasyon kapsamında 2023 yılında gözaltına alınan ve ardından tutuklanan şehir plancısı Evren Buçan, cezaevinde 13 aydır tutuklu yargılanıyor. Buçan, Cumhuriyet gazetesine yaptığı açıklamada, hakkındaki iddianamenin henüz hazırlanmadığını ve bu durumun hukuki süreci tıkadığını ifade etti. '13 aydır iddianame bekliyoruz, bu süreçte neyle suçlandığımı bile tam bilmiyorum' diyen Buçan, tutuklama gerekçesinin ‘ranta karşı durmak’ olduğunu iddia etti.
Rant odaklı planlamalar ve kent çıkmazı
Evren Buçan, uzun yıllardır İstanbul başta olmak üzere birçok kentte planlamaların rant odaklı yapıldığını eleştiriyordu. 'Bu kenti çıkmaza sokacağını yıllar önce söylemiştik' diyen Buçan, kendisi gibi şehir plancılarının uyarılarının dikkate alınmadığını belirtti. Planlamaların yeşil alanlardan çok betonlaşmayı ön plana çıkardığını, kamu yararı yerine özel çıkarların gözetildiğini söyleyen Buçan, 'Bugün yaşadığımız trafik, çevre ve deprem sorunlarının temelinde bu planlama anlayışı var' dedi.
Tutuklamaya tepkiler ve sürecin seyri
Şehir plancıları odaları ve sivil toplum kuruluşları, Buçan'ın tutuklanmasına tepki gösterdi. TMMOB Şehir Plancıları Odası, 'Meslektaşımızın tutuklanması, kent planlamasında bağımsız ve bilimsel yaklaşımı susturma girişimidir' açıklaması yaptı. Buçan'ın avukatı, iddianamenin bir an önce hazırlanması ve müvekkilinin tahliye edilmesi için yasal süreci başlattıklarını bildirdi. Adli kontrol talebiyle yapılan itirazlar ise reddedildi.
Kent planlamasında bağımsızlık krizi
Evren Buçan'ın tutukluluğu, Türkiye'de kent planlamasının ne kadar siyasi müdahaleye açık olduğunu bir kez daha gündeme getirdi. Şehir plancıları, mesleklerini icra ederken kamu yararını gözettikleri için cezalandırıldıklarını söylüyor. Deprem riski altındaki kentlerde bilimsel planlamanın önemi her geçen gün artarken, Buçan'ın durumu bağımsız planlama anlayışının önündeki engelleri gözler önüne seriyor. Bu tartışmalar, Türkiye'de kentleşme politikalarının gözden geçirilmesi gerektiğine işaret ediyor.
Sonuç olarak, Evren Buçan'ın uzun süreli tutukluluğu ve iddianame hazırlanmaması, yargı sürecinin şeffaflığı ve hızı açısından sorgulanması gereken bir tablo çiziyor. Rant ve çıkar odaklı planlamaların yerine bilimin ve kamu yararının ön planda olduğu bir kentleşme anlayışı, sadece Buçan değil tüm Türkiye için hayati önem taşıyor.