Seferihisar Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk soruşturmasında çarpıcı bir itiraf gün yüzüne çıktı. 25 Haziran’da gözaltına alınan belediye başkanı İsmail Yetişkin ve yardımcılarının yanı sıra Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit’in de aralarında bulunduğu şüphelilerden birinin şoförü, ifadesinde “Poşetler dolusu parayı kurye gibi taşıdım” diyerek kirli çarkın perde arkasını deşifre etti. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, belediyedeki usulsüz ihaleler ve rüşvet ağıyla ilgili yeni detaylar ortaya çıkıyor.
Şoförün itirafı: Para dolu poşetler araçta
Edinilen bilgilere göre, gözaltına alınan şüpheli şoför, emniyetteki ifadesinde belediye başkanı adına hareket ettiğini belirterek, “Talimat üzerine, aracımın bagajına koyduğum poşetlerle farklı adreslere para taşıdım. Bu paraların ne olduğunu bilmiyordum, ancak sürekli aynı kişilerle buluşup teslim ediyordum” dedi. İfadenin ardından savcılık, şoförün tarif ettiği güzergâhları güvenlik kameraları ve sinyal kayıtlarıyla karşılaştırmaya başladı. Soruşturma dosyasında yer alan iddialara göre, belediye ihalelerinde imtiyaz sağlanması karşılığında yüklü miktarda rüşvet alındığı ve bu paraların nakit olarak elden dağıtıldığı öne sürülüyor.
İhalelerdeki usulsüzlükler ve şirket bağlantıları
Soruşturma kapsamında Seferihisar Belediyesi’nin son iki yılda yaptığı bazı ihaleler mercek altına alındı. Özellikle imar planı değişiklikleri ve belediyeye ait arsaların satışı konularında, aralarında akraba ve iş ortaklığı bulunan şirketlerin öne çıktığı tespit edildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Tunç Soyer döneminde CHP’li belediyelerin karıştığı yolsuzluk iddialarıyla ilgili daha önce de soruşturmalar açılmıştı. Bu dosyada ise özellikle Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit’in Seferihisar’daki sürece dahil olması dikkat çekiyor. Yiğit’in, Seferihisar’daki bazı projelere ortak olduğu ve belediye kaynaklarının usulsüz kullanıldığı iddia ediliyor. Gözaltına alınan isimler arasında belediye başkan yardımcılarının da bulunması, yolsuzluğun üst düzeyde örgütlendiğini gösteriyor.
Seferihisar halkı nefesini tuttu
Seferihisar’da halk, gelişmeleri endişeyle takip ediyor. Turizm ve tarım kenti olan ilçede belediye hizmetlerinin aksamasından korkuluyor. Belediye önünde açıklama yapan bazı vatandaşlar, “Bizim oyumuzla seçilen başkanın böyle işlere karışması büyük hayal kırıklığı. İlçemizin imarıyla oynanmasına izin vermeyeceğiz” dedi. Öte yandan, soruşturmayı yürüten savcılık, şüphelilerin ifade işlemlerinin sürdüğünü, bazılarının adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını, bazılarının ise tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildiğini açıkladı. Gözaltındaki isimlerin sayısı ve kimlikleri hakkında henüz resmi bir açıklama yapılmazken, soruşturmanın genişletilerek belediyenin tüm mali işlemlerinin inceleneceği öğrenildi.
“Kurye” ifadesi dosyanın seyrini değiştirdi
Şoförün “kurye” benzetmesi yaparak verdiği ifade, dosyadaki en kritik delillerden biri olarak değerlendiriliyor. Bu ifade, rüşvetin organize bir şekilde toplandığını ve dağıtıldığını ortaya koyuyor. Hukukçular, elde edilen yeni bulguların, şüpheliler hakkındaki “rüşvet”, “ihaleye fesat karıştırma” ve “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçlamalarını güçlendirdiğini belirtiyor. Ayrıca, şoförün korunması amacıyla ifadesinin gizlilik kararıyla alındığı, kendisinin de tanık koruma programına alınabileceği konuşuluyor. Soruşturma kapsamında belediye binasında ve bazı özel şirketlerde yapılan aramalarda dijital materyallere el konulurken, bilirkişi incelemeleri sürüyor.
Yerel yönetimlerde güven bunalımı
Soruşturma, Türkiye’de yerel yönetimlerde yaşanan yolsuzluk tartışmalarını yeniden alevlendirdi. CHP’li belediyelerin ardı ardına gündeme gelen usulsüzlük iddiaları, kamuoyunda “belediyeler rant kapısı mı oldu?” sorusunu akla getiriyor. Uzmanlar, belediyelerde şeffaflık ve hesap verebilirlik mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurgularken, bağımsız denetimlerin önemine dikkat çekiyor. Seferihisar’daki bu dosyanın, diğer belediyelere de örnek teşkil edecek nitelikte olduğu yorumları yapılıyor. Yargı sürecinin sağlıklı işlemesi ve suçluların cezalandırılması, demokrasinin geleceği açısından kritik bir test niteliği taşıyor. Halk, soruşturmanın üzerini örtmeden, adaletin tecelli etmesini bekliyor.