Rekabet Kurulu'nun yaş sebze ve meyve piyasasına yönelik yürüttüğü soruşturmada, 21 firmanın ürünleri alt şirketler üzerinden geçirerek fiyatları yapay olarak şişirdiği tespit edildi. Soruşturma raporunda, ortaklı şirketler ve kardeş tüccarlar arasındaki milyonlarca liralık işlemlere yer verildi. Murat Ulukaya'nın Ülkü Tarım'a yaptığı satışların 2025'te 474 milyon TL'yi, 2026'da ise daha yüksek bir tutarı bulduğu belirtildi. Bu yapının, tüketiciye yansıyan fiyatları zincirleme artırdığı vurgulandı.
Alt Şirketler Üzerinden Fiyat Şişirme Yöntemi
Rapora göre, incelenen firmalar ürünlerini doğrudan satmak yerine önce kendi alt şirketlerine veya iş ortağı firmalara satıyor, ardından bu şirketler üzerinden nihai alıcıya ulaştırıyor. Her aktarımda fiyatın üzerine kâr marjı ekleniyor ve nihai tüketici fiyatı katlanarak artıyor. Örneğin, bir ürünün üreticiden çıkış fiyatı 10 TL iken, üç aracı şirketten geçtikten sonra raf fiyatı 25 TL'ye kadar çıkabiliyor. Rekabet Kurulu, bu yöntemin sistematik hale geldiğini ve 21 firmanın neredeyse tamamının benzer bir yapı içinde olduğunu belirledi.
Soruşturma kapsamında incelenen belgeler arasında, ortaklık yapıları ve kardeş tüccarlar arasındaki transfer fiyatlandırmasına ilişkin kayıtlar yer alıyor. Murat Ulukaya'nın sahibi olduğu şirketin Ülkü Tarım'a yaptığı satışların 2025 yılında 474 milyon TL'ye ulaştığı, 2026 yılında ise bu rakamın çok daha yüksek olacağı öngörülüyor. Bu satışların önemli bir kısmının, aynı gruba bağlı diğer şirketlere yapıldığı ve piyasa fiyatının üzerinde gerçekleştiği ifade ediliyor.
Piyasa Üzerindeki Etkiler ve Tüketiciye Yansıması
Yaş sebze ve meyve fiyatları, Türkiye'de enflasyonun seyrini belirleyen en önemli kalemlerden biri. Rekabet Kurulu'nun raporu, fiyat artışlarının yalnızca arz-talep dengesizliğinden değil, aynı zamanda bu tür zincirleme yapılardan kaynaklandığını gösteriyor. Tüketici dernekleri, uzun süredir market raflarındaki fiyatların üretici fiyatlarıyla arasındaki makasın açıldığına dikkat çekiyordu. Bu soruşturma, söz konusu makasın bir kısmının rekabeti bozucu uygulamalardan kaynaklandığını ortaya koyuyor.
Uzmanlar, aracı sayısının fazlalığının ve dikey bütünleşmenin (üretimden perakendeye kadar aynı grubun kontrolü) fiyatları yukarı çektiğini belirtiyor. Rekabet Kurulu'nun önümüzdeki süreçte bu 21 firmaya idari para cezası kesmesi ve yapısal tedbirler alması bekleniyor. Olası cezalar, firmaların cirosunun yüzde 10'una kadar çıkabilir. Ayrıca, bazı şirketlerin birleşme ve devralma izinlerinin gözden geçirilmesi gündeme gelebilir.
Soruşturmanın Arka Planı ve Siyasi Yansımaları
Bu soruşturma, hükümetin gıda enflasyonuyla mücadele kapsamında attığı adımların bir parçası. Son aylarda Tarım ve Orman Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı, hal fiyatları ve market fiyatları arasındaki farkı azaltmak için çeşitli düzenlemeler yapmıştı. Ancak Rekabet Kurulu'nun raporu, sorunun yapısal olduğunu ve tek başına denetimle çözülemeyeceğini gösteriyor. Siyasi kulislerde, özellikle iktidar partisi içinde, bu tür büyük tarım holdinglerine yönelik soruşturmanın cesur bir adım olduğu yorumları yapılıyor. Muhalefet ise soruşturmanın geç kaldığını ve daha önce önlenebileceğini savunuyor.
Önümüzdeki günlerde Rekabet Kurulu'nun nihai kararını açıklaması ve söz konusu firmalara yönelik yaptırımları duyurması bekleniyor. Karar, hem piyasa aktörleri hem de tüketiciler için emsal teşkil edecek. Eğer cezalar kesilirse, benzer yapıdaki diğer firmaların da uygulamalarını değiştirmesi gündeme gelebilir. Aksi halde, fiyat şişirme zincirinin devam etmesi ve enflasyon üzerindeki baskının sürmesi riski bulunuyor.