Ticaret Bakanlığı, Avrupa'ya seyahat etmek isteyen vatandaşların Schengen vizesi randevularını bot yazılımlar kullanarak kapatıp karaborsada yüksek fiyatlarla satan 7 aracı şirket hakkında Reklam Kurulu kanalıyla geniş çaplı bir inceleme başlattı. Şirketlerin, IBAN üzerinden fatura kesmeden tahsilat yaptığı ve tüketicileri mağdur ettiği iddia ediliyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın da sürece dahil olacağı belirtilirken, soruşturma kapsamında şirketlere para cezası ve faaliyet durdurma gibi yaptırımlar uygulanabileceği ifade ediliyor.
Randevu karaborsası nasıl işliyor?
Avrupa Birliği ülkelerine seyahat için gerekli olan Schengen vizesi randevuları, başvuru yoğunluğu nedeniyle aylar öncesinden tükeniyor. Fırsatçı aracı şirketler, özel yazılımlar (bot) kullanarak randevu sistemindeki açıkları tespit ediyor ve uygun zaman dilimlerini saniyeler içinde kapatıyor. Ardından bu randevuları, normal ücretin 10-20 katı fiyatlarla vatandaşlara satıyor. Örneğin, 80 avro olan vize başvuru ücreti, aracılar sayesinde 1500-2000 TL'ye kadar çıkabiliyor. Ödemeler genellikle IBAN üzerinden havale yoluyla ve fatura kesilmeden yapılıyor, bu da kayıt dışı ekonomiyi besliyor.
Bakanlık harekete geçti
Ticaret Bakanlığı, tüketici şikayetleri üzerine harekete geçti. Reklam Kurulu, söz konusu 7 şirketin “aldatıcı reklam” ve “haksız ticari uygulama” yaptığı gerekçesiyle inceleme başlattı. Bakanlık yetkilileri, bot kullanımının tespiti halinde şirketlere idari para cezası verileceğini ve faaliyetlerinin geçici olarak durdurulabileceğini açıkladı. Ayrıca, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın da faturasız tahsilat nedeniyle vergi incelemesi yapması bekleniyor.
Vatandaş mağduriyeti artıyor
Schengen vizesi randevusu bulmakta zorlanan vatandaşlar, çareyi aracı şirketlere başvurmakta buluyor. Ancak bu şirketlerin yasa dışı yöntemlerle randevu alması, hem vize başvuru sürecini manipüle ediyor hem de maliyetleri artırıyor. Konuyla ilgili açıklama yapan Tüketici Dernekleri Federasyonu, mağdurların Ticaret Bakanlığı'na ve Reklam Kurulu'na başvurması çağrısında bulundu. Federasyon yetkilileri, “Bu durum, vize başvurusu yapmak isteyen herkes için bir engel oluşturuyor. Devletin bu konuda daha sıkı denetim yapması şart” ifadelerini kullandı.
Geçmişte de benzer olaylar yaşanmıştı
Türkiye'de Schengen vizesi randevu karaborsası, 2022 yılından bu yana sıkça gündeme geliyor. O dönemde de bazı seyahat acenteleri ve aracı firmalar hakkında soruşturma başlatılmış, ancak kalıcı bir çözüm sağlanamamıştı. Avrupa Birliği ülkelerinin vize başvuru sayısında yaşanan artış ve konsoloslukların yetersiz kapasitesi, randevu krizini derinleştiriyor. 2023'te Türkiye'den Schengen vizesine yapılan başvuru sayısı 1 milyonu aşarken, ret oranları da yüzde 20'lere ulaştı.
Uzmanlar ne diyor?
Turizm hukuku uzmanları, bot kullanımının önlenmesi için konsoloslukların randevu sistemlerini güçlendirmesi gerektiğini belirtiyor. Captcha doğrulaması, IP kısıtlamaları ve kimlik doğrulama gibi önlemlerin botları engelleyebileceği ancak bunun maliyetli olduğu ifade ediliyor. Ayrıca, aracı şirketlerin faaliyetlerinin sadece Ticaret Bakanlığı değil, aynı zamanda Emniyet ve MASAK tarafından da incelenmesi gerektiği vurgulanıyor.
Tüketicilerin mağdur olmaması için resmi vize başvuru kanallarını kullanmaları ve aracı firmalara yüksek ücretler ödememeleri öneriliyor. Schengen vizesi başvurusu, kişisel olarak yapılabileceği gibi yetkili acenteler aracılığıyla da yapılabiliyor; ancak bu acentelerin Ticaret Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş olması gerekiyor.
Sonuç ve değerlendirme
Schengen vizesi randevu karaborsası, Türkiye'de hem tüketici mağduriyetine yol açan hem de kayıt dışı ekonomiyi besleyen bir sorun olarak öne çıkıyor. Ticaret Bakanlığı'nın başlattığı inceleme, bu alandaki denetim eksikliğini gidermeye yönelik önemli bir adım. Ancak sorunun kökü, vize başvuru sürecindeki yapısal aksaklıklardan kaynaklanıyor. Avrupa Birliği'nin vize politikaları ve konsolosluk kapasiteleri iyileştirilmedikçe, bu tür fırsatçılıkların önüne geçmek zor görünüyor. Devletin, hem denetim mekanizmalarını güçlendirmesi hem de vatandaşları bilinçlendirmesi, kalıcı çözüm için elzem.