Sayıştay'ın Ege Bölgesi'ndeki üniversitelere ilişkin hazırladığı denetim raporları, İzmir Ege Üniversitesi başta olmak üzere birçok kurumda usulsüzlük iddialarını gün yüzüne çıkardı. Raporda, sosyal tesis işletmelerinin ruhsatsız faaliyet gösterdiği ve üniversite hastanesinde görevli bazı öğretim elemanlarının mevzuata aykırı şekilde 'hasta danışmanlığı' yaptığı belirtildi. Bu bulgular, yükseköğretim kurumlarındaki mali ve idari denetim eksikliklerine işaret ediyor.
Sosyal Tesislerde Ruhsat Eksikliği
Sayıştay denetçileri, Ege Üniversitesi yerleşkesindeki sosyal tesislerin büyük bir kısmının işletme ruhsatının bulunmadığını tespit etti. Ruhsatsız faaliyet gösteren bu tesislerin, hem yasal mevzuata aykırı olduğu hem de vergi ve denetim açısından risk oluşturduğu vurgulandı. Üniversite yönetiminin, söz konusu tesislerin ruhsatlandırılması için gerekli başvuruları zamanında yapmadığı öne sürüldü. Bu durum, kamu kaynaklarının etkin kullanımı ilkesine gölge düşürüyor.
Raporda ayrıca, sosyal tesislerin işletilmesiyle ilgili ihalelerde rekabet koşullarının sağlanmadığı ve bazı sözleşmelerin mevzuata uygun olmayan şekilde imzalandığı iddiaları yer aldı. Denetçiler, bu tesislerin üniversite bütçesine sağladığı katkının da şeffaf bir şekilde raporlanmadığını belirtti.
Hastanede 'Hasta Danışmanlığı' Uygulaması
Sayıştay raporunun bir diğer önemli bulgusu ise Ege Üniversitesi Hastanesi'nde yaşandı. Bazı öğretim elemanlarının, akademik görevlerinin yanı sıra 'hasta danışmanlığı' adı altında ücretli faaliyet yürüttüğü ve bunun mevzuata aykırı olduğu tespit edildi. Yükseköğretim Kanunu'na göre öğretim elemanlarının döner sermaye kapsamında ek ödeme alabilmesi için belirli şartlar bulunuyor. Ancak raporda, bu şartların yerine getirilmediği ve hasta danışmanlığı adı altında yapılan ödemelerin denetim dışı kaldığı ifade edildi.
Denetçiler, bu uygulamanın hem etik hem de mali açıdan sorunlu olduğunu, hastane yönetiminin konuya ilişkin gerekli düzenlemeleri yapmadığını kaydetti. Ayrıca, hasta danışmanlığı faaliyetlerinin hasta hakları ve hasta mahremiyeti açısından da risk taşıdığı belirtildi.
Diğer Ege Üniversitelerinde Benzer Sorunlar
Sayıştay'ın Ege Bölgesi'ndeki diğer üniversitelere yönelik raporlarında da benzer usulsüzlüklere rastlandı. Örneğin, bazı üniversitelerde taşınmaz kiralama süreçlerinde usulsüzlükler, ihale mevzuatına aykırılıklar ve personel alımlarında liyakat ilkesinin gözetilmediği iddiaları yer aldı. Bu bulgular, bölgedeki yükseköğretim kurumlarında denetim mekanizmalarının zayıf olduğunu gösteriyor.
Uzmanlar, üniversitelerin özerk yapısının denetimi zorlaştırdığını ancak kamu kaynaklarının kullanımı söz konusu olduğunda hesap verebilirliğin şart olduğunu vurguluyor. Sayıştay raporlarının, üniversite yönetimlerine yönelik bir uyarı niteliği taşıdığı ve gerekli düzeltmelerin yapılmaması halinde yasal süreçlerin başlatılabileceği belirtiliyor.
Arka Plan ve Olası Yansımalar
Sayıştay, her yıl kamu kurumlarının mali denetimini yaparak TBMM'ye rapor sunar. Bu raporlar, kamuoyuyla paylaşıldığında kurumlar üzerinde baskı oluşturur ve şeffaflık çağrılarını artırır. Ege Üniversitesi'ne ilişkin bulgular, daha önce de benzer usulsüzlük iddialarıyla gündeme gelen üniversitenin denetim eksikliğini gözler önüne seriyor.
Öte yandan, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve üniversite yönetimlerinin bu raporlar doğrultusunda gerekli idari ve mali düzenlemeleri yapması bekleniyor. Aksi halde, kamu zararı iddiaları yargıya taşınabilir ve sorumlular hakkında disiplin soruşturmaları açılabilir.
Sonuç olarak, Sayıştay'ın Ege üniversitelerine yönelik raporları, yükseköğretimde denetim ve hesap verebilirlik konusundaki eksiklikleri bir kez daha ortaya koydu. Üniversitelerin bilimsel özerkliği elbette korunmalı, ancak kamu kaynaklarının hukuka uygun kullanımı için etkili bir denetim şart. Bu raporların, üniversite yönetimlerini harekete geçirecek bir uyarı olduğu açık.