İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan 2025 yılı Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu araştırması, savunma ve havacılık sektörünün yükselişini bir kez daha gözler önüne serdi. Türk savunma sanayisi şirketleri, üretimden net satışlarıyla listede üst sıralara tırmanırken, sektörün toplam cirosu ve istihdamdaki payı da arttı. Araştırma, savunma ve havacılık alanındaki 10 firmanın listede yer aldığını ve bu firmaların bir önceki yıla göre sıralamada yükseldiğini ortaya koydu.
Savunma devlerinin yükselişi
ASELSAN, TAI (TUSAŞ), Roketsan, BMC Savunma, FNSS, Otokar, STM, Havelsan, MKEK ve TÜBİTAK SAGE gibi şirketler, İSO 500'deki yerlerini sağlamlaştırdı. Özellikle ASELSAN ve TAI, hem ihracat rakamları hem de yurt içi satışlarla listenin ilk 50'sinde yer aldı. BMC Savunma ise son yıllardaki büyümesiyle dikkat çekti. Sektörün toplam üretimden net satışları, bir önceki yıla göre yüzde 25 artarak 300 milyar TL'yi aştı. Bu artışta, yurt dışına yapılan ihracatın payı büyük oldu. Türk savunma sanayisi, insansız hava araçları (İHA) ve kara araçları gibi ürünlerde küresel talebin artmasıyla ivme kazandı.
Savunmada yerli üretimin gücü
İSO 500 verileri, savunma sanayisinin sadece gelir değil, aynı zamanda Ar-Ge harcamalarında da öncü olduğunu gösteriyor. Listedeki savunma firmalarının toplam Ar-Ge harcaması 20 milyar TL'ye ulaştı. Bu, Türkiye genelindeki Ar-Ge yatırımlarının önemli bir bölümünü oluşturuyor. Savunma Sanayii Başkanlığı'nın (SSB) koordinasyonunda yürütülen projeler, firmaların teknolojik yetkinliklerini artırırken, istihdama da katkı sağladı. Sektörde çalışan sayısı 85 bine yaklaştı. Öte yandan, KOBİ'lerin de tedarik zincirindeki rolü büyüyor. Alt yüklenici firmaların İSO 500'e girmese de sektöre sağladığı katma değer, listedeki büyük firmaların başarısının arkasındaki temel faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.
Türk savunma sanayisinin İSO 500'deki bu performansı, sektörün sürdürülebilir büyümesinin bir göstergesi olarak değerlendirilebilir. Ancak, küresel rekabette kalıcı olmak için markalaşma ve teknoloji transferi gibi alanlarda daha fazla adım atılması gerekiyor. Bağımsız değerlendirmeler, özellikle sivil havacılık ve uzay teknolojileri gibi yeni alanlara yatırım yapılmasının, sektörün gelecekteki sıralamalardaki konumunu daha da pekiştireceğini öngörüyor.