Türk savunma sanayiinde son yıllarda yaşanan büyüme ve yerlileşme hamlesi, yalnızca savunma şirketlerini değil, yazılım sektörünü de dönüştürüyor. Özellikle ASELSAN, TAI, Roketsan gibi dev şirketlerin yürüttüğü projeler, yazılım mühendisleri ve geliştiriciler için yeni istihdam kapıları aralarken, yerli yazılım ekosistemini de güçlendiriyor. Savunma Sanayii Başkanlığı verilerine göre, sektördeki yazılımcı sayısı son beş yılda yüzde 40 artış gösterdi.
Yerli yazılım hamlesi savunma projelerinde kilit rol oynuyor
Savunma projelerinde kullanılan yazılımların yerlileştirilmesi, hem güvenlik hem de maliyet açısından kritik önem taşıyor. Bu kapsamda, milli muharip uçak KAAN’ın uçuş kontrol yazılımından, İHA ve SİHA’ların otonom sistemlerine kadar birçok alanda yerli yazılım çözümleri devreye alınıyor. ASELSAN'ın akıllı mühimmat yazılımları ve Roketsan'ın atış kontrol sistemleri, yerli yazılımcıların eserleri arasında yer alıyor. Savunma sanayii yöneticileri, yazılım alanında dışa bağımlılığın azaltılması için özel sektörle iş birliğini artırdıklarını belirtiyor.
Yazılımcı talebi her geçen gün artıyor
Savunma projelerindeki artış, nitelikli yazılımcı talebini de beraberinde getiriyor. Türkiye'nin önde gelen savunma şirketleri, yılda ortalama 2 bin yazılım mühendisi istihdam ederken, bu sayının önümüzdeki yıllarda katlanarak artması bekleniyor. Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, geçtiğimiz aylarda yaptığı açıklamada, "Yazılım ekosistemini büyütmek için üniversitelerle ortak programlar başlattık. Genç yeteneklerimizi sektöre kazandırmak önceliğimiz" dedi. Savunma firmaları, yapay zeka, siber güvenlik ve otonom sistemler konusunda uzman yazılımcıları teknoloji odaklı projeler bünyesinde topluyor.
Sektörde yıllık yazılımcı ihtiyacı 10 bini bulacak
Sektör temsilcileri, mevcut projelerin tamamlanması ve yeni nesil savunma sistemlerinin devreye girmesiyle birlikte yıllık yazılımcı ihtiyacının 10 bin kişiyi bulabileceğini öngörüyor. Özellikle insansız kara ve hava araçları, elektronik harp sistemleri ve radar teknolojilerinde yazılım geliştirme çalışmaları hız kazanmış durumda. Bu durum, hem savunma sanayiinin büyümesine hem de Türkiye'nin teknoloji alanında küresel rekabet gücüne katkı sağlıyor. Yazılım firmaları da savunma projelerine alt yüklenici olarak katılarak ekosistemin parçası haline geliyor.
Savunma projeleri yazılım sektörüne sadece istihdam değil, aynı zamanda teknoloji transferi ve know-how birikimi de sağlıyor. Yerli yazılım şirketleri, savunma sanayii standartlarında ürettikleri ürünleri sivil alana da uyarlayarak ihracat potansiyellerini artırıyor. Sektördeki bu dönüşüm, Türkiye'nin yazılım alanındaki bağımsızlığını pekiştirirken, gençler için de cazip bir kariyer fırsatı sunuyor. Uzun vadede savunma yazılımlarının sivil endüstriye yayılması, ekonomik büyümeye de ivme kazandıracak bir faktör olarak değerlendiriliyor.