15 Temmuz 2016 gecesi, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kritik dönemeçlerinden biri olarak hafızalara kazındı. Hain darbe girişimine karşı milletin sergilediği destansı direniş, her yıl olduğu gibi bu yıl da Yalova Üniversitesi’nde düzenlenen anma programlarıyla yad edildi. Rektör Prof. Dr. Mehmet Bahçekapılı, Demokrasi ve Millî Birlik Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, iradenin sarsılmazlığına vurgu yaptı.
Birlik ve Beraberliğin Zirvesi
Bahçekapılı’nın mesajında, 15 Temmuz’un sadece bir direniş değil, aynı zamanda milletin bağımsızlık ve demokrasiye olan inancının tescil edildiği an olduğu belirtildi. “O gece, vatan sevgisinin her türlü tehdidin üzerinde olduğu bir kez daha görüldü” diyerek sözlerine başlayan Rektör, genç nesillerin bu bilinçle yetişmesinin önemine dikkat çekti. Program kapsamında üniversite genelinde çeşitli etkinlikler düzenlendi; şehitler için dualar edildi ve demokrasi nöbetleri tutuldu.
Milletçe Omuz Omuza Verişin Hikayesi
13 yıl önce yaşanan hain darbe girişimi, Türk milletinin tek yürek olmasını sağlayan bir kavşak noktası oldu. Yüz binlerce insan, çağrı üzerine meydanlara akın ederek tankların önüne yattı, demokrasiye sahip çıktı. Bu fedakarlık, sadece bir direniş olarak kalmayıp ulusal birlik ve beraberliğin somut bir örneği haline geldi. Yalova Üniversitesi’nde yapılan etkinlikler de bu ruha uygun olarak gerçekleşti. Rektör Bahçekapılı, “Şehitlerimizin emanetine sahip çıkmak, gençlerimize bu bilinci aktarmak en büyük sorumluluğumuzdur” şeklinde konuştu.
Geleceğe Işık Tutan Mesajlar
Üniversite yönetimi, 15 Temmuz ruhunun canlı tutulması için her yıl çeşitli akademik ve kültürel faaliyetler düzenlemektedir. Bu yıl da düzenlenen panel ve sergilerle, darbenin sadece askeri yönü değil, sosyolojik ve siyasi sonuçları da tartışıldı. Rektör Bahçekapılı, mesajının sonunda şu ifadelere yer verdi: “Milletimizin iradesi her zaman kazanmıştır, kazanmaya da devam edecektir.”
Bağımsız Değerlendirme
15 Temmuz, Türkiye’nin demokratik olgunluğunu tüm dünyaya gösterdiği bir dönüm noktasıdır. Yaşananlar, sadece bir saldırıyı püskürtmekle kalmayıp aynı zamanda milli iradenin ne kadar kuvvetli olduğunu da kanıtlamıştır. Yalova Üniversitesi’nin bu konudaki hassasiyeti, kurumsal hafızanın canlı tutulması açısından değerli bir adımdır. Ancak, benzer etkinliklerin tüm eğitim kurumlarına yaygınlaştırılması, bu bilincin kalıcı olmasına katkı sağlayacaktır. Toplumun her kesiminin benzer bir dayanışma ruhuyla hareket etmesi, gelecekte olası tehditlere karşı en büyük güvence olacaktır.