Saraybosna Kuşatması sırasında (1992-1995) zengin yabancıların sivilleri hedef aldığı 'insan safarisi' skandalında yeni bir perde açıldı. Soruşturma kapsamında İtalyan bir aristokratın da şüpheliler arasına girmesiyle dosya derinleşiyor. Masum sivillere binlerce mark para biçildiği, çocukları vurmanın en yüksek tarifeyle ücretlendirildiği kan donduran detaylar gün yüzüne çıkıyor.
Kanlı eğlencenin perde arkası
Savaşın ortasında, kuşatma altındaki Saraybosna'da bazı zengin yabancıların, sivilleri hedef alarak 'insan safarisi' düzenlediği iddiaları yıllardır konuşuluyor. Soruşturma dosyasına göre, bu kişiler kuşatma altındaki şehre özel izinlerle giriyor ve keskin nişancı tüfekleriyle masum insanları vuruyordu. Her bir hedef için belirlenmiş ücretler olduğu, çocukları vurmanın en pahalı tarife olduğu belirtiliyor. İtalyan aristokratın adı da bu listede yer alıyor.
Vucic iddiası ve uluslararası boyut
Soruşturmada Sırp yetkililerin de adı geçiyor. Özellikle dönemin Sırp lideri Slobodan Miloseviç'in yakın çevresindeki isimlerin bu eğlencelere göz yumduğu iddia ediliyor. Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic'in bu konuda bilgi sahibi olduğu yönündeki iddialar da soruşturmanın odak noktalarından biri. Vucic ise bu iddiaları reddediyor.
Olayın uluslararası boyutu ise dikkat çekiyor. İtalyan aristokratın yanı sıra İngiliz, Alman ve Avusturyalı zenginlerin de listede olduğu öne sürülüyor. Bu isimlerin savaş suçları kapsamında yargılanması için uluslararası baskı artıyor.
Bosna Savaşı'nın karanlık mirası
1992-1995 yılları arasında süren Bosna Savaşı, Avrupa'nın en kanlı çatışmalarından biriydi. Saraybosna Kuşatması ise modern tarihin en uzun süren kuşatması olarak kayıtlara geçti. Resmi rakamlara göre 11 bin kişi hayatını kaybetti, binlercesi yaralandı. 'İnsan safarisi' iddiaları, savaşın vahşetini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Soruşturmanın derinleşmesiyle birlikte, bu iddiaların doğruluğu ve sorumluların kimler olduğu daha net ortaya çıkacak. Ancak olay, savaşın sadece askerler arasında değil, sivil hedeflere karşı da işlenen vahşetlerle dolu olduğunu hatırlatıyor.