Türkiye'de anayasa ve yasaları tanımayan Saray rejimi, yargıya verdiği doğrudan talimatlarla istediği kararları aldırıyor. Siyaset kurumu, hukukun üstünlüğünü hiçe sayarak yargı bağımsızlığını ortadan kaldırmış durumda. Bu durum, demokratik hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmayan bir tablo ortaya koyuyor.
Yargıya talimat: Sarayın direktifleri
Son dönemde artan şikayetler, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın yargı mensuplarına doğrudan talimat verdiğini gösteriyor. Özellikle siyasi davalarda, kararların bağımsız mahkemeler yerine Saray'dan gelen yönlendirmelerle şekillendiği iddia ediliyor. Muhalefet partileri ve hukuk örgütleri, bu müdahaleleri belgeleyerek kamuoyuna duyuruyor.
Geçtiğimiz haftalarda birçok hukukçu, yargının bağımsızlığının tamamen ortadan kalktığını savundu. İstanbul Barosu Başkanı, yaptığı açıklamada, 'Artık mahkemeler değil, Saray'ın talimatları karar veriyor' ifadelerini kullandı. Bu durum, hukukun üstünlüğüne olan inancı sarsıyor.
Anayasa ve yasalar rafa kalktı
Anayasa'nın 138. maddesi, hâkimlerin bağımsız ve tarafsız olmasını, hiçbir makamdan emir alamayacağını hükme bağlar. Ancak uygulamada bu maddenin hiçe sayıldığı görülüyor. Yürütme organının yargıya müdahalesi, hukuk devleti ilkesine ağır bir darbe vuruyor.
Özellikle HSK (Hâkimler ve Savcılar Kurulu) üzerindeki siyasi baskı, birçok dosyanın taraflı değerlendirilmesine yol açıyor. Muhalif gazeteciler ve siyasetçiler hakkında açılan davalarda, delillerin değerlendirilmesi ve karar aşamasında Saray'ın etkisi belirginleşiyor. Bu durum, Türkiye'nin uluslararası hukuk sıralamalarında gerilemesine neden oluyor.
Bağımsız değerlendirme
Türkiye'de hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığı, Saray rejiminin siyasi müdahaleleriyle ciddi yara almıştır. Bu gidiş, demokratik kurumların işlevsizleşmesine ve toplumsal güvenin erozyonuna yol açmaktadır. Hukukun yeniden egemen kılınması için yargı üzerindeki her türlü siyasi baskının kaldırılması, bağımsız bir yargı sisteminin tesis edilmesi elzemdir.