Ankara kulislerinde, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na yakın kaynakların yönlendirdiği bir dedikodu, CHP'nin eski ve yeni genel başkanlarını hedef aldı. İddiaya göre, Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel, FETÖ bağlantılı oldukları gerekçesiyle bayramlaşma toplantıları öncesinde karalama kampanyasına maruz kaldı. İddialar, siyasi çevrelerde infial yaratırken, CHP kanadından henüz resmi bir açıklama gelmedi.
Ankara kulislerinde son günlerde yoğun bir şekilde dillendirilen bir söylenti, siyasetin nabzını tutanları şaşkına çevirdi. Edinilen bilgilere göre, Saray'ın yakın çevresinde yer alan bazı kişiler, iki ayrı bayramlaşma toplantısı öncesinde CHP'nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve yeni seçilen Genel Başkan Özgür Özel hakkında FETÖ bağlantılı oldukları yönünde asılsız iddialar ortaya attı. Dedikodunun kaynağının Saray yönetimine yakın olduğu belirtilirken, bu tür operasyonların muhalefeti itibarsızlaştırmayı amaçladığı ifade ediliyor.
Dedikodunun perde arkası
Kulislerde konuşulanlara göre, söz konusu dedikodu, özellikle bayramlaşma törenleri öncesinde kamuoyunun dikkatini dağıtmak ve CHP'yi FETÖ ile ilişkilendirerek zora sokmak amacı taşıyor. Kimliği belirsiz kaynaklar, Kılıçdaroğlu ve Özel'in FETÖ ile hiçbir bağlarının bulunmadığını, bu iddiaların tamamen siyasi bir kumpas olduğunu savunuyor. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, daha önce yaptığı açıklamalarda FETÖ ile mücadelede kararlı olduklarını vurgulamıştı.
Öte yandan, bu tür dedikoduların zamanlaması dikkat çekiyor. Bayramlaşma programları öncesinde ortaya atılan iddialar, CHP'nin birlik ve beraberliğine gölge düşürmek isteyen çevrelerin işi olarak yorumlanıyor. Siyasi analistlere göre, Saray'ın bu tür karalama kampanyalarıyla muhalefeti bölmeyi hedeflediği biliniyor.
CHP'nin FETÖ ile mücadele geçmişi
CHP, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından FETÖ ile mücadelede en net tavrı koyan partilerden biri olmuştu. Kemal Kılıçdaroğlu döneminde parti, FETÖ'nün devlet içindeki yapılanmasına karşı sert açıklamalar yapmış, darbe girişimini kınamıştı. Özgür Özel de genel başkan seçildikten sonra FETÖ ile mücadeleye devam edeceklerini belirtmişti. Bu nedenle, iki liderin FETÖ ile anılması, CHP tabanında tepkiyle karşılandı.
Ankara kulislerinde konuşan bir CHP'li yetkili, “Bu tür iddiaların ne kadar asılsız olduğu ortada. Partimiz FETÖ'nün en büyük düşmanıdır” ifadelerini kullandı. Yetkili, bu dedikoduların arkasında kimlerin olduğunun araştırılmasını istedi.
Son olarak, bu tür karalama girişimlerinin siyasetin doğal bir parçası haline geldiği, ancak kamuoyunun bu tür yalanlara itibar etmemesi gerektiği belirtiliyor. Olayın takipçisi olacağını duyuran CHP, yalan haberlere karşı hukuki yollara başvuracağını bildirdi.
Bu gelişmeler ışığında, Türk siyasetinde muhalefeti hedef alan karalama kampanyalarının süreceği ve seçim dönemlerinde daha da yoğunlaşacağı öngörülüyor. FETÖ iddialarının siyaseten kullanılması, demokratik siyasetin sağlıklı işleyişine zarar vermekte, toplumda kutuplaşmayı derinleştirmektedir. CHP'nin bu tür operasyonlara karşı dik duruşu ve ittifak ortaklarıyla birlikte hareket etmesi, karşılaştığı zorlukların üstesinden gelmesine yardımcı olabilir.