İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasının ardından Saraçhane'de düzenlenen protesto gösterilerine katıldıkları gerekçesiyle haklarında dava açılan 88 genç, mahkemeden beraat etti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, aralarında 45 kişinin tutuklu yargılandığı davanın karar duruşması bugün görüldü. Mahkeme heyeti, sanıkların eylemlerinin suç teşkil etmediğine hükmederek tüm sanıkların beraatine karar verdi.
Davanın Arka Planı ve Gözaltı Süreci
Olaylar, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun 2023 yılında gözaltına alınmasıyla başladı. Gözaltı kararının ardından İstanbul'un Saraçhane semtinde toplanan binlerce kişi, İmamoğlu'na destek amacıyla protesto gösterileri düzenledi. Gösteriler sırasında polis müdahalesi yaşandı ve çok sayıda kişi gözaltına alındı. Savcılık, aralarında öğrencilerin ve gençlerin bulunduğu 88 kişi hakkında "kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme", "görevi yaptırmamak için direnme" ve "kamu malına zarar verme" suçlamalarıyla dava açtı. Sanıkların bir kısmı tutuklu yargılanırken, bir kısmı da adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
Mahkeme Kararı: Suç Unsuru Yok
İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya sanık avukatları, sanık yakınları ve çok sayıda izleyici katıldı. Mahkeme heyeti, yapılan yargılama sonucunda sanıkların eylemlerinin Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında korunan toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Heyet, sanıkların şiddet eylemine katılmadığı, kamu malına zarar vermediği ve güvenlik güçlerine direnmediği yönünde delil bulunmadığına dikkat çekti. Kararda, gösterilerin barışçıl nitelikte olduğu ve suç unsuru taşımadığı vurgulandı. Böylece 88 sanığın tamamı beraat etti.
Duruşma sonrası açıklama yapan sanık avukatlarından Av. Mehmet Yılmaz, kararın hukuk devleti açısından önemli bir emsal teşkil ettiğini söyledi. Yılmaz, "Mahkeme, gençlerin anayasal haklarını kullandığını ve bu eylemlerin suç olmadığını tespit etti. Bu karar, benzer davalarda da yol gösterici olacaktır" dedi. Sanık yakınları ise kararı alkışlarla karşıladı.
Siyasi Yansımalar ve Tepkiler
Beraat kararı, siyasi çevrelerde geniş yankı uyandırdı. CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Adalet yerini buldu. Gençlerin üzerindeki haksız suçlamalar kalktı. Bu karar, hukukun üstünlüğünün göstergesidir" ifadelerini kullandı. İmamoğlu'nun avukatı da kararı memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, "Saraçhane'de toplanan gençler, sadece demokratik haklarını kullanıyordu. Mahkeme bu gerçeği gördü" dedi.
AK Parti cephesinden ise henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak bazı partili yetkililer, kararın yargı bağımsızlığı çerçevesinde verildiğini ve saygı duyulması gerektiğini ifade etti. Hukukçular, kararın temyiz edilip edilmeyeceğinin önümüzdeki günlerde netleşeceğini belirtiyor.
Toplumsal ve Hukuki Bağlam
Türkiye'de son yıllarda toplantı ve gösteri yürüyüşü haklarının kullanımı sık sık tartışma konusu oluyor. Anayasa'nın 34. maddesi ve AİHM içtihatları, barışçıl gösterilerin korunmasını güvence altına alıyor. Ancak uygulamada, özellikle siyasi içerikli protestolarda gözaltılar ve davalar sıkça gündeme geliyor. Saraçhane davası, bu açıdan bir test niteliği taşıyordu. Mahkemenin beraat kararı, barışçıl gösteri hakkının sınırlarının yeniden çizilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Öte yandan, davanın sanıkları arasında yer alan üniversite öğrencileri, yaşadıkları sürecin kendileri için zorlu geçtiğini belirtti. Bir sanık, "Aylarca adli kontrol altında yaşadık, eğitimimize devam etmekte zorlandık. Ama sonunda adaletin tecelli etmesi bizi rahatlattı" diye konuştu.
Sonuç ve Beklentiler
Mahkemenin beraat kararı, hukuk devleti ilkesi açısından olumlu bir gelişme olarak kaydedildi. Kararın gerekçeli metni henüz açıklanmadı; ancak heyetin, sanıkların eylemlerini ifade özgürlüğü ve toplantı hakkı kapsamında değerlendirdiği öğrenildi. Bu dava, benzer şekilde yargılanan diğer protestocular için de emsal oluşturabilir. Önümüzdeki günlerde savcılığın karara itiraz edip etmeyeceği ve dosyanın istinafa taşınıp taşınmayacağı merak konusu. Bağımsız hukukçular, kararın istikrarlı bir şekilde uygulanması halinde Türkiye'de temel hak ve özgürlüklerin korunmasına katkı sağlayacağı görüşünde.
Sonuç olarak, Saraçhane davasında verilen beraat kararı, hem hukuki hem de siyasi açıdan dikkatle izlenmeye devam edecek. Gençlerin beraatı, adalet sistemine duyulan güveni tazelerken, gösteri hakkının kullanımına ilişkin tartışmaları da yeniden alevlendirebilir.