Türkiye'de yeni nesil suç örgütleri, geleneksel mafya yapılarından farklı bir organizasyon modeliyle çalışıyor. Sosyal medya platformları üzerinden kurdukları sanal ağlarla çocukları ve gençleri piyon olarak kullanan çeteler, kısa sürede kanlı eylemlere imza atıyor. Son olarak yürütülen kapsamlı bir soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, çete liderlerinin TikTok başta olmak üzere çeşitli sosyal medya kanallarını nasıl birer silaha dönüştürdüğü, kurbanların nasıl ölüme gönderildiği tüm çıplaklığıyla ortaya konuldu.
TikTok'tan Ölüme Uzanan Yol
İddianameye göre, suç örgütleri sosyal medyada 'kardeşlik' ve 'dayanışma' görüntüsü altında özellikle 15-25 yaş aralığındaki gençleri hedef alıyor. Çete liderleri, TikTok videoları ve hikayeler üzerinden 'güvenilir' bir profil çiziyor, 'kardeşim' diye hitap ettikleri gençlere çeşitli vaatlerle yaklaşıyor. Bu vaatler; para, statü, sevgi, aidiyet duygusu ve hatta sosyal medyada popülerlik olabiliyor. Ancak gençler tuzağa düştüklerinde, önce küçük suçlara bulaştırılıyor, ardından da 'vefa borcu' veya 'aidiyet sınavı' adı altında kendilerinden cinayet gibi ağır suçlar işlemeleri isteniyor.
Soruşturma dosyasındaki ifadelere göre, çeteler özellikle parçalanmış ailelerden gelen, ekonomik zorluk çeken veya psikolojik sorunları bulunan gençleri hedef alıyor. Bu gençler, sosyal medyada kurdukları sahte hesaplarla adeta avlanıyor; önce güvenleri kazanılıyor, ardından karanlık dünyaya çekiliyorlar. Sanal tuzaklar, gerçek infazlara dönüşmeden önce genellikle tehdit, şantaj ve şiddet yoluyla kurbanlar üzerinde tam bir kontrol sağlanıyor.
Çete Liderleri ve Hiyerarşi
İddianamede, geleneksel mafya yapılarından farklı olarak bu yeni nesil suç örgütlerinde belirgin bir hiyerarşi bulunmadığı, liderlerin genellikle sosyal medya fenomenleri gibi davrandığı ve takipçi kitlesiyle güç kazandığı belirtiliyor. Çete liderleri, doğrudan emir vermek yerine; gençleri kışkırtan, cesaretlendiren ve yönlendiren paylaşımlar yapıyor. Bu sayede kendilerini yasal olarak koruma altına alıyor, eylemleri ise 'taban' olarak adlandırdıkları gençler gerçekleştiriyor.
Suç örgütleri, şehir eşkıyalığı ve uyuşturucu ticaretinin yanı sıra; son dönemde 'siber zorbalık', 'linç girişimi' ve 'sanal dolandırıcılık' gibi eylemleri de organize ediyor. Gençler, çete liderlerinin belirlediği hedeflere yönelik olarak; sosyal medyada örgütlenip, toplu tacizlerde bulunuyor, hatta bazı durumlarda gerçek dünyada şiddet eylemlerine karışıyor. Bu eylemler, çete liderlerinin itibarını artırırken, gençler ise hukuki ve psikolojik olarak ağır bedeller ödüyor.
Uzman Görüşleri ve Toplumsal Etki
Uzmanlar, sosyal medyanın suç örgütleri tarafından bu denli etkin kullanılmasının, gençlerin dijital mahremiyeti ve güvenliği konusunda ciddi riskler oluşturduğunu belirtiyor. Sosyolog Dr. Ayşe Yılmaz, "Gençler, çevrimiçi ortamda kendilerini ifade etme ve aidiyet bulma arayışındayken; bu durum çeteler tarafından istismar ediliyor. Çete liderlerinin 'kardeşlik' vurgusu, gençlerde duygusal bir bağ kuruyor ve onları manipüle etmeyi kolaylaştırıyor. Bu nedenle ailelerin ve okulların, gençleri dijital okuryazarlık konusunda eğitmesi ve sosyal medya kullanımını yakından takip etmesi büyük önem taşıyor" diyor.
Emniyet güçlerinin yürüttüğü operasyonlarda çok sayıda çete üyesi ve lideri gözaltına alınırken, soruşturma kapsamında gençlerin sosyal medya hesapları ve iletişim kayıtları inceleniyor. Yetkililer, benzer suç yapılarına karşı mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini ve bu konuda toplumsal farkındalığın artırılması için çalışmalar yapıldığını ifade ediyor.