Sosyal medya platformlarında başörtülü kadınlara yönelik ağır hakaret ve nefret söylemi içeren paylaşımlar yapan Hatice Öncel, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınarak çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. 'Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama' suçundan yargılanacak olan şüpheli, ifadesinde pişman olduğunu belirtse de mahkeme adli kontrol talebini reddetti.
Nefrete varan ifadeler
Hatice Öncel'in Twitter hesabından 15 Mart 2025 tarihinde yaptığı bir paylaşımda 'Başörtülüler imha edilsin, bu ülke ancak o zaman temizlenir' şeklindeki sözleri büyük tepki çekmişti. Paylaşımın ardından birçok kullanıcı durumu yetkililere bildirdi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, yapılan ihbarlar üzerine harekete geçti. Teknik takip sonucu şüphelinin kimliği tespit edildi ve 20 Mart'ta düzenlenen operasyonla yakalandı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Öncel, savcılıktaki ifadesinde 'Kastım yoktu, sinir anında yazdım. Kimseyi hedef göstermek istemedim' dedi.
Hukuki süreç
Sulh Ceza Hakimliği, sanığın suçun niteliği, delillerin durumu ve kaçma şüphesini gerekçe göstererek tutuklanmasına karar verdi. Avukatı, müvekkilinin pişman olduğunu ve tahliyesini talep etse de mahkeme bu talebi reddetti. Avukat, karara itiraz edeceklerini söyledi. Konuyla ilgili açıklama yapan İstanbul Barosu Başkanı Av. Filiz Saraç, 'Nefret söylemi hiçbir hukuk sisteminde korunmaz. Bu tür ifadeler toplumsal barışı tehdit eder' dedi.
Nefret söylemiyle mücadele
Sanal medyada nefret söylemiyle mücadele kapsamında son yıllarda çok sayıda soruşturma açıldı. Adalet Bakanlığı verilerine göre 2024'te bu kapsamda 2 bin 347 kişi hakkında işlem yapıldı. Uzmanlar, nefret söyleminin sadece bir ifade özgürlüğü sorunu olmadığını, aynı zamanda toplumda ayrışmayı körüklediğini belirtiyor. Sosyolog Prof. Dr. Mehmet Ali Kılıç, 'Bu tür söylemler, hedef alınan gruplarda travmaya yol açıyor ve toplumsal kutuplaşmayı derinleştiriyor' diye konuştu.
Türkiye'de başörtüsüyle ilgili tartışmalar, 2013'te başörtüsü yasağının kalkmasıyla birlikte azalmıştı. Ancak bugün hâlâ bazı kesimlerde başörtüsüne yönelik önyargılar devam ediyor. Hatice Öncel'in sözleri, bu alandaki hassasiyeti bir kez daha gündeme taşıdı. Toplumun farklı kesimlerinden gelen tepkiler, nefret söylemine karşı ortak bir duruş sergilenmesi gerektiğini gösteriyor. Yargı süreci devam ederken, nefret söyleminin cezasız kalmaması, hukukun üstünlüğü açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.