Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Saliha Sera Kadıgil hakkında, İzmir'de düzenlenen bir mitingde sarf ettiği sözler nedeniyle 'Cumhurbaşkanına hakaret' ve 'tehdit' suçlamalarıyla soruşturma başlattı. Soruşturmanın, Kadıgil'in mitingdeki konuşmasında yer alan ifadelerin incelenmesi üzerine başlatıldığı öğrenildi.
Soruşturmanın Detayları
Başsavcılık, Kadıgil'in konuşmasındaki bazı sözlerin, Türk Ceza Kanunu'nun 299. maddesi (Cumhurbaşkanına hakaret) ve 106. maddesi (tehdit) kapsamında değerlendirilebileceğini belirledi. Soruşturma kapsamında, mitingin video kayıtları ve görgü tanıklarının ifadeleri toplanacak. Kadıgil'in avukatlarına savunma için süre verileceği, gerekirse ifadesinin alınacağı bildirildi.
Soruşturma, siyasi partiler arasında tansiyonu yükseltirken, TİP cephesinden konuya ilişkin ilk açıklama geldi. Parti sözcüsü, soruşturmanın siyasi bir cadı avı olduğunu savunarak, Kadıgil'in sözlerinin ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu dile getirdi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise yaptığı yazılı açıklamada, milletvekillerinin de yargı önünde hesap vermesi gerektiğini vurgulayarak soruşturmayı desteklediğini ifade etti.
Olayın Arka Planı
Saliha Sera Kadıgil, İzmir'de düzenlenen bir mitingde yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın politikalarını sert bir dille eleştirmiş ve bazı ifadeler kullanmıştı. Kadıgil'in sözleri, sosyal medyada geniş yankı uyandırmış, iktidar yanlısı hesaplar ve bazı siyasetçiler tepki göstermişti. Muhalefet cephesi ise Kadıgil'in ifadelerinin eleştiri sınırında olduğunu savunmuştu.
Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla ilgili olarak daha önce birçok siyasi isim hakkında soruşturma açılmış, bazıları hakkında dava açılmıştı. Ancak bu tür davalar, ifade özgürlüğü-içerik dengesi açısından tartışmalara yol açıyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Türkiye'de bu kapsamdaki bazı davalarda ihlal kararları vermişti.
Soruşturmanın siyasi atmosferi daha da gerdiği gözleniyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatı, daha önce benzer konularda birçok kişiye dava açmıştı. Bu süreçte, muhalefet partileri, iktidarın yargıyı siyasi muhalefeti susturmak için kullandığını iddia ediyor. Öte yandan, hukukçular, soruşturmanın başlatılmasının yasal prosedürlere uygun olduğunu, ancak suçun unsurlarının oluşup oluşmadığının soruşturma sonunda netleşeceğini belirtiyor.
Bu gelişme, Türkiye'de siyasi gerilimin arttığı bir dönemde yaşanıyor. Kadıgil'in partisi TİP, özellikle genç seçmenler arasında popülerlik kazanmış bir parti olarak öne çıkıyor. Soruşturmanın, partinin itibarına yönelik bir operasyon olup olmadığı tartışılırken, TİP yetkilileri, hukuki süreci takip edeceklerini ve Kadıgil'in yanında olduklarını açıkladı.