Muğla'da, Tarım ve Orman Bakanlığı'na bağlı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü tarafından 2015 yılında başlatılan Tıbbi Aromatik ve Boya Bitkilerinin Geliştirilmesi Projesi (TAB Projesi) kapsamında tesis edilen sakız bahçelerinde 11 yılın ardından ilk hasat gerçekleştirildi. Üreticilerin büyük bir sabır ve özveriyle yetiştirdiği sakız ağaçlarından elde edilen ürün, yüksek ekonomik değeriyle dikkat çekiyor. Hasadı yapılan sakızın kilogram fiyatının 35 bin lira olduğu öğrenilirken, bu durum bölgedeki çiftçiler için yeni bir gelir kapısı anlamına geliyor.
11 Yıllık Bekleyişin Ardından İlk Ürün
Sakız ağacı (Pistacia lentiscus), özellikle Ege Bölgesi'nde yetişen ve gövdesinden elde edilen sakız reçinesi ile bilinen bir bitki türü. Sakızın; gıda, kozmetik, ilaç ve kimya sanayinde geniş bir kullanım alanı bulunuyor. TAB Projesi kapsamında Muğla'nın ilçelerinde oluşturulan sakız bahçelerinde ağaçlar 2016 yılında toprakla buluşturulmuştu. Sakız ağaçlarının reçine vermeye başlaması için yaklaşık 10-12 yıl geçmesi gerektiğinden, üreticiler ilk hasat için yıllarca bekledi. Bu süreçte ağaçların bakımı, sulanması ve zararlılardan korunması gibi konularda Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekipleri üreticilere teknik destek sağladı.
Hasat döneminin başlamasıyla birlikte Muğla'nın Köyceğiz, Marmaris ve Ortaca ilçelerindeki bahçelerde üreticiler yoğun mesai harcıyor. Uzmanlar, bir ağaçtan ortalama 300-500 gram sakız elde edilebileceğini, ancak ağaçların yaşı ilerledikçe verimin artacağını belirtiyor. İlk hasatta düşük verim beklenmesine rağmen, sakızın yüksek fiyatı üreticilerin yüzünü güldürüyor. Bölgede sakız üretiminin yaygınlaştırılması için devlet tarafından hibe ve kredi destekleri de sağlanıyor.
Sakızın Değeri ve Kullanım Alanları
Sakız, özellikle Ege Bölgesi'ne özgü ve coğrafi işaret tescilli bir ürün. Geleneksel olarak sakız, çiğneme maddesi olarak bilinse de günümüzde çok daha geniş bir yelpazede değerlendiriliyor. Gıda sektöründe doğal tatlandırıcı ve kıvam artırıcı olarak kullanılan sakız; dondurma, şekerleme, sakız ve bazı içeceklerde yer alıyor. Ayrıca sakızın mide rahatsızlıklarına iyi geldiği ve sindirimi kolaylaştırıcı etkisi olduğu bilimsel çalışmalarla da destekleniyor.
Kozmetik endüstrisinde ise sakız özütü; cilt bakım ürünlerinde, diş macunlarında ve ağız bakım ürünlerinde kullanılıyor. İlaç sektöründe ise sakızın antioksidan ve antimikrobiyal özellikleri nedeniyle çeşitli ilaçların üretiminde hammadde olarak değerlendiriliyor. Bu kadar geniş bir kullanım alanına sahip olan sakızın dünya pazarındaki talebi her geçen gün artıyor. Özellikle Yunanistan'ın Sakız Adası'nda üretilen sakızın dünyaca ünlü olması, Türkiye'deki üretimin de potansiyelini ortaya koyuyor.
Türkiye'de sakız üretiminin artırılması, hem ithalatı azaltacak hem de kırsal kalkınmaya katkı sağlayacak. Muğla'daki bahçelerde elde edilen ilk ürünün, Türkiye'nin sakız ihtiyacının karşılanmasında önemli bir adım olduğu belirtiliyor. Tarım ve Orman Bakanlığı yetkilileri, önümüzdeki yıllarda sakız bahçelerinin sayısının artırılması ve üretimin yaygınlaştırılması için çalışmaların süreceğini ifade ediyor.
Sakız hasadına ilişkin açıklama yapan Muğla Tarım ve Orman İl Müdürü Barış Saylak, projenin önemine değinerek şunları söyledi:
“TAB Projesi ile ülkemizde tıbbi ve aromatik bitki çeşitliliğini artırmayı hedefliyoruz. Sakız ağacı, bu projenin en kıymetli türlerinden biri. 11 yıl önce dikilen fidanlar bugün meyvelerini vermeye başladı. İlk hasatla birlikte üreticilerimiz emeklerinin karşılığını alıyor. Sakızın kilogram satış fiyatının 35 bin lira olması, bu ürünün ne kadar kıymetli olduğunu gösteriyor. Biz de üreticilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz.”
Üreticilerden Hasan Erdem ise sakız ağacı yetiştirmenin sabır istediğini ancak sonucun emeklerine değdiğini belirterek, “11 yıl boyunca ağaçlarımızla ilgilendik. Her yıl biraz daha büyüdüler. Şimdi ilk hasadı yapıyoruz. Heyecanlıyız. İlk ürünü 35 bin liradan satıyoruz. Gelecek yıllarda verim daha da artacak. Bu işin geleceği parlak” şeklinde konuştu.
Sakız Üretiminin Geleceği
Uzmanlar, sakız ağacının yetiştiriciliğinin Ege ve Akdeniz kıyı şeridinde yaygınlaştırılabileceğini belirtiyor. Sakız ağacının kurak ve verimsiz topraklara dayanıklı olması, onu avantajlı bir tarım ürünü haline getiriyor. Ayrıca orman yangınlarına karşı dirençli olması, bu ağacın tercih edilme nedenleri arasında sayılıyor. Muğla'da başarılı bir şekilde uygulanan projenin, diğer illere de örnek olması bekleniyor. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın, bu kapsamda yeni destekleme modelleri geliştirebileceği konuşuluyor.
Sakız üretiminin artırılmasının yanı sıra, sakızın işlenerek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi de hedefler arasında. Sakızdan elde edilen reçinenin doğrudan satışı yerine, işlenmiş ürünler olarak ihraç edilmesi, ekonomik getiriyi daha da artırabilir. Bu noktada, gıda ve kozmetik sektöründe faaliyet gösteren firmaların sakız üreticileriyle iş birlikleri geliştirmesi önem taşıyor.
Sonuç olarak, Muğla'da 11 yıl önce atılan tohumlar, bugün ekonomik değeri yüksek bir ürün olarak meyvesini verdi. Sakız üretimi, bölge insanına yeni bir gelir kapısı açarken, Türkiye'nin tarımsal çeşitliliğine de önemli bir katkı sağlıyor. Bu tür projelerin desteklenmesi, kırsal kalkınmanın sağlanmasında kritik bir rol oynuyor. Gelecekte sakızın, Türkiye'nin ihracat gelirlerine önemli bir paydaş olabileceği öngörülüyor. Ancak bu potansiyelin gerçekleşmesi için üretim altyapısının güçlendirilmesi, pazar araştırmalarının yapılması ve üreticilerin bilinçlendirilmesi gerekiyor. Sakız, Türkiye'nin tarımsal geleceğinde söz sahibi olabilecek nadir ürünlerden biri olarak dikkat çekiyor.