İstanbul merkezli 9 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, sahte fatura düzenleyerek ve hayali ihracat yaparak vergi kaçakçılığı yaptıkları iddia edilen 27 kişi gözaltına alındı. İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen soruşturma kapsamında, zamanaşımına uğramamış 2017-2020 yılları arasındaki işlemler mercek altına alındı.
Operasyonun detayları
Yaklaşık 6 aylık teknik ve fiziki takibin ardından, İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu ve Antalya'da belirlenen adreslere sabah saatlerinde eş zamanlı baskınlar düzenlendi. Operasyonda, çok sayıda dijital materyal, sahte fatura örnekleri ve banka hesap dökümleri ele geçirildi. Gözaltına alınan şüphelilerin sahte faturalarla yaklaşık 50 milyon TL vergi kaybına neden oldukları tahmin ediliyor.
Yöntem ve kapsam
Şüphelilerin, paravan şirketler kurarak gerçekte var olmayan mal veya hizmet satışı gösterdikleri, bu şekilde hem katma değer vergisi iadesi aldıkları hem de kurumlar vergisi matrahını düşürdükleri belirlendi. Ayrıca, hayali ihracat belgeleriyle devletten teşvik ve destekler almaya çalıştıkları tespit edildi. Soruşturma kapsamında, şirketler arası para trafiğinin karmaşık bir ağ oluşturduğu, bu yolla vergi kaçakçılığının sistematik hale getirildiği ifade ediliyor.
Operasyonun, Mali Suçları Araştırma Kurulu'nun (MASAK) hazırladığı raporlar ve vergi müfettişlerinin tespitleri doğrultusunda planlandığı öğrenildi. Şüphelilerin ifadeleri alınmak üzere emniyete götürüldüğü, soruşturmanın genişletilebileceği bildirildi.
Vergi kaçakçılığıyla mücadele kapsamında değerlendirme
Vergi kaçakçılığı ve hayali ihracat, devletin vergi gelirlerini doğrudan etkileyen ciddi suçlar arasında yer alıyor. Özellikle pandemi döneminde artan dijital işlemler ve e-ticaret hacmi, bu tür suçların daha karmaşık yöntemlerle işlenmesine olanak tanıdı. Uzmanlar, sahte fatura düzenlemenin yalnızca vergi kaybına değil, aynı zamanda haksız rekabete de yol açtığını vurguluyor. Bu tür operasyonların, kayıt dışı ekonomiyle mücadelede caydırıcı bir rol oynadığı ve diğer potansiyel suçlulara önemli bir mesaj niteliği taşıdığı ifade edilebilir. Yetkililerin, benzer yöntemlerle vergi kaçıran diğer şirketleri de mercek altına aldığı biliniyor.