İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda düzenlenen geniş çaplı bir operasyonda, sahte ekspertiz raporları düzenleyerek düşük değerli gayrimenkulleri yüksek bedelli gösteren ve muvazaalı satış işlemleri üzerinden yabancı uyruklu kişilere Türk vatandaşlığı kazandıran organize bir suç örgütü çökertildi. Operasyon kapsamında 16 ilde eş zamanlı düzenlenen baskınlarda 72 şüpheli gözaltına alınırken, mahkemeye sevk edilen şüphelilerden 32'si tutuklandı. Soruşturma kapsamında 1.045 taşınmaza, bir otele ve 7 şirkete el konulduğu bildirildi.
Operasyonun Detayları
İstanbul merkezli yürütülen soruşturma çerçevesinde, suç örgütünün yabancı uyruklu kişilere Türk vatandaşlığı kazanma sürecinde gerekli olan 400 bin dolar değerinde gayrimenkul satın alma veya iş kurma şartını, sahte belgelerle aştığı tespit edildi. Örgüt üyelerinin, gayrimenkul değerleme uzmanlarıyla iş birliği yaparak gerçek değerinin çok üzerinde sahte ekspertiz raporları düzenledikleri, böylece düşük maliyetli taşınmazları yüksek değerli gibi gösterdikleri belirlendi. Muvazaalı satış işlemleriyle tapu kayıtlarında yapay bir fiyat oluşturan şüpheliler, yabancı yatırımcıların vatandaşlık başvurularında bu belgeleri kullanmalarını sağladı.
Operasyon kapsamında İstanbul başta olmak üzere Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Mersin, Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Malatya, Kayseri, Konya, Samsun, Trabzon, Rize ve Ardahan'da belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar yapıldı. Polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen aramalarda çok sayıda dijital materyal, sahte belge, tapu senetleri ve ekspertiz raporları ele geçirildi. Gözaltına alınan 72 şüpheli, sağlık kontrollerinin ardından İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi. Mahkeme karşısına çıkarılan şüphelilerden 32'si 'nitelikli dolandırıcılık', 'resmi belgede sahtecilik' ve 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma' suçlarından tutuklanırken, diğer şüpheliler adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Vatandaşlıkta Gayrimenkul Yatırımı Şartı ve Suistimal
Türk vatandaşlığı kazanma yollarından biri olan 'yatırım yoluyla vatandaşlık' programı, ülkeye döviz girişi sağlamak amacıyla 2017'de hayata geçirilmişti. Programa göre yabancı yatırımcılar, 400 bin dolar değerinde gayrimenkul satın alarak ya da 500 bin dolar sermayeli bir şirket kurarak vatandaşlık başvurusunda bulunabiliyor. Ancak bu süreç, bazı fırsatçıların iştahını kabarttı. Sahte ekspertiz raporlarıyla düşük değerli taşınmazların yüksek gösterilmesi, hem devletin vergi kaybına uğramasına hem de vatandaşlık sisteminin güvenilirliğinin zedelenmesine yol açtı.
Konuyla ilgili olarak emlak sektörü temsilcileri, bu tür suistimallerin sektörün itibarını olumsuz etkilediğini vurgularken, yetkililer denetimlerin artırılacağını ve ekspertiz raporlarının daha sıkı kontrol edileceğini açıkladı. İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü'nün, sahte belge kullanılarak kazanılan vatandaşlıkların iptali için de harekete geçtiği öğrenildi. Soruşturma kapsamında, daha önce bu yöntemle vatandaşlık kazanmış kişilerin tespiti için kapsamlı bir inceleme başlatıldığı bildirildi.
Bu operasyon, sahte belge düzenleyerek vatandaşlık satanlara göz açtırılmaması açısından önemli bir mesaj niteliği taşıyor. Ancak uzmanlar, sistemin kökten çözümü için ekspertiz raporlarının bağımsız kuruluşlarca onaylanması ve tapu işlemlerinde daha sıkı dijital doğrulama mekanizmalarının devreye sokulması gerektiğini belirtiyor. Vatandaşlık hakkının ciddi bir hukuki işlem olduğu göz önünde bulundurulduğunda, bu tür suistimallerin önlenmesi ülkenin uluslararası itibarı açısından da büyük önem taşıyor. Yetkililer, operasyonların kararlılıkla süreceğini ve yolsuzluk yapan herkesin yargı önüne çıkarılacağını vurguluyor.