Aile sağlığı merkezlerinde görev yapan hekim, ebe ve hemşirelerin yıllık, hastalık ve mazeret izinlerini kullanabilmek için yerlerine çalışacak personel bulmak zorunda bırakıldıkları belirtildi. Sağlık çalışanları, bu uygulamanın anayasal ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan dinlenme ve izin haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvuru hazırlığı yapıyor. Konuya ilişkin mağduriyetlerini dile getiren sağlık emekçileri, izin kullanımının fiilen imkânsız hale getirildiğini savunuyor.
İzin Kullanımında Personel Bulma Zorunluluğu
Aile sağlığı merkezlerinde (ASM) görevli sağlık personeli, izin taleplerinde öncelikle kendi yerlerine bakacak bir başka hekim, ebe veya hemşire bulmakla yükümlü tutuluyor. Bu kişilerin bulunamaması durumunda izin talepleri reddedilebiliyor veya kullanılamıyor. Sağlık çalışanları, bu uygulamanın özellikle tek hekimli veya az personelli merkezlerde ciddi sıkıntılara yol açtığını, yıllık izinlerin biriktiğini ve hastalık durumlarında dahi izin kullanımının zorlaştığını ifade ediyor. Konuyla ilgili olarak avukatlar aracılığıyla hazırlanan başvurularda, uygulamanın Anayasa'nın 49. maddesinde düzenlenen dinlenme hakkı ve 56. maddesinde yer alan sağlık hakkıyla bağdaşmadığı öne sürülüyor.
Sağlık emekçileri, izin kullanımının keyfi uygulamalara açık hale geldiğini, idarenin takdir yetkisinin kötüye kullanılabildiğini belirtiyor. Özellikle yaz dönemlerinde izin taleplerinin yoğunlaşması, yerine personel bulma baskısını artırıyor. Bazı sağlık çalışanları, izinlerini kullanabilmek için kendi imkânlarıyla başka bir merkezden geçici görevlendirme talep etmek zorunda kaldıklarını aktarıyor.
Hukuki Süreç ve Başvuru Gerekçeleri
AYM'ye yapılacak bireysel başvurularda, izin hakkının kullanımının fiilen engellendiği ve bu durumun mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak çalışma hakkını da etkilediği vurgulanacak. AİHM başvurularında ise Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. maddesinde korunan özel ve aile hayatına saygı hakkı ile 4. maddesinde düzenlenen zorla çalıştırma yasağına atıfta bulunulması planlanıyor. Sağlık çalışanlarının avukatları, izin kullanımının bir lütuf değil yasal bir hak olduğunu, idarenin bu hakkı kullanmayı fiilen imkânsız kılacak şekilde şartlar öne süremeyeceğini savunuyor.
Konuya ilişkin daha önce idare mahkemelerine yapılan başvurulardan bazılarında yürütmeyi durdurma kararları çıktığı, ancak uygulamanın genelge veya yönerge düzeyinde devam ettiği belirtiliyor. Sağlık Bakanlığı'nın konuya ilişkin henüz bir düzenleme yapmaması, mağduriyetlerin artmasına neden oluyor. Sağlık emekçileri, sorunun çözümü için izin kullanımında yerine personel bulma zorunluluğunun kaldırılmasını ve idarenin gerekli tedbirleri almasını talep ediyor.
Arka Plan ve Sendikal Tepkiler
Aile hekimliği sistemine geçişle birlikte sağlık çalışanlarının çalışma koşullarında önemli değişiklikler yaşandı. Performans baskısı, hasta sayısındaki artış ve personel eksikliği, izin kullanımını daha da güçleştirdi. Sendikalar, sorunun çözümü için Sağlık Bakanlığı'na çağrıda bulunarak, izin kullanımının önündeki engellerin kaldırılmasını ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesini istiyor. Ayrıca, sağlık çalışanlarının özlük hakları ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Uzmanlar, izin hakkının kullanılamamasının sağlık çalışanlarının tükenmişlik düzeyini artırdığını ve hasta güvenliğini olumsuz etkilediğini belirtiyor. Sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği açısından personelin dinlenme hakkının güvence altına alınması gerektiği ifade ediliyor. AYM ve AİHM süreçlerinin, benzer uygulamalara karşı emsal teşkil edebileceği ve idarenin keyfi uygulamalarına son verebileceği değerlendiriliyor. Sağlık emekçileri, haklarını sonuna kadar savunacaklarını ve mücadelelerini kararlılıkla sürdüreceklerini belirtiyor.