Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ), 226'sı profesör ve dördü doçent olmak üzere toplam 230 akademik kadro için ilana çıktı. İlanların kişiye özel koşullar içerdiği ve “adrese teslim” olduğu iddiası, akademi çevrelerinde ve kamuoyunda tartışmaya yol açtı. Hastanemi Açın Platformu Sözcüsü Dr. Bayazıt İlhan, “Türkiye’de akademi, utanma duvarını çoktan aştı” diyerek eleştirilerini dile getirdi.
İlanın ayrıntıları ve tepkiler
Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin Resmi Gazete’de yayımlanan ilanına göre, 226 profesör ve 4 doçent kadrosu için başvurular alınacak. Ancak ilan metinlerinde yer alan bazı özel koşullar, kadroların belirli kişilere yönelik hazırlandığı şüphesini doğurdu. Dr. Bayazıt İlhan, yaptığı yazılı açıklamada, “Bu ilanlar, liyakat ve ehliyet ilkelerini hiçe sayan, tamamen kişiye özel düzenlenmiş adrese teslim ilanlardır. Türkiye’de akademi, utanma duvarını çoktan aştı” ifadelerini kullandı.
İlhan, üniversitelerin bilimsel üretim ve toplum sağlığına katkı sunması gerektiğini vurgulayarak, “Bu tür ilanlar, akademik camianın moralini bozuyor, genç akademisyenlerin umudunu kırıyor. Üniversite yönetimleri, şeffaf ve objektif kriterlerle kadro ilanlarına çıkmalıdır” dedi.
Akademik kadro ilanlarında şeffaflık sorunu
Türkiye’de üniversitelerin akademik kadro ilanları, zaman zaman benzer tartışmalara sahne oluyor. Özellikle son yıllarda, ilanlarda yer alan aşırı spesifik koşullar (belirli bir konuda yayın yapmış olma, belirli bir projede yer alma gibi) “adrese teslim” iddialarını güçlendiriyor. Uzmanlar, bu tür uygulamaların üniversitelerin bilimsel özerkliğine ve liyakat sistemine zarar verdiğini belirtiyor.
Sağlık Bilimleri Üniversitesi, 2015 yılında kurulan ve Türkiye’nin sağlık alanında ihtisaslaşmış tek devlet üniversitesi olma özelliğini taşıyor. Üniversite, bünyesinde barındırdığı hastaneler ve tıp fakülteleriyle geniş bir akademik kadroya sahip. Ancak bu son ilan, üniversitenin kadro atamalarındaki usul ve esaslarına ilişkin soru işaretlerini yeniden gündeme getirdi.
Konuyla ilgili olarak Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nden henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Üniversite yönetiminin, ilanların objektif kriterlere göre hazırlandığını savunması bekleniyor. Öte yandan, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve Kamu Görevlileri Etik Kurulu’nun bu tür iddiaları inceleme yetkisi bulunuyor. Akademik sendikalar ve meslek örgütleri, benzer ilanların sıkça yaşandığını ve denetim mekanizmalarının yetersiz kaldığını dile getiriyor.
Bağlam: Türkiye’de akademik atamalar ve liyakat tartışması
Türkiye’de akademik atamalar, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na tabi. İlanların Resmi Gazete’de yayımlanması ve başvuruların değerlendirilmesi süreçleri, üniversitelerin kendi yönetim kurullarınca yürütülüyor. Ancak son dönemde, özellikle vakıf üniversitelerinde ve bazı devlet üniversitelerinde, kadro ilanlarının “kişiye özel” hazırlandığı yönünde şikayetler artmış durumda. Bu durum, akademide liyakat ve ehliyet ilkelerinin zedelendiği eleştirilerini beraberinde getiriyor.
Hastanemi Açın Platformu, daha önce de benzer konularda açıklamalar yapmış, sağlık ve akademi alanındaki usulsüzlükleri gündeme taşımıştı. Platformun sözcüsü Dr. Bayazıt İlhan’ın “utanma duvarı” benzetmesi, akademideki ahlaki erozyona dikkat çekmek amacıyla kullanıldı. İlhan, “Artık bu tür ilanlar kanıksanmış durumda. Toplumun ve akademisyenlerin tepkisi yetersiz kalıyor. Değişim için hep birlikte ses çıkarmalıyız” diye konuştu.
Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin bu ilanı, akademik camiada ve kamuoyunda yakından takip ediliyor. İlanların iptali veya düzeltilmesi yönünde bir adım atılıp atılmayacağı ise önümüzdeki günlerde netlik kazanacak. Konuya ilişkin gelişmeler, üniversitenin ve ilgili kurumların açıklamalarıyla birlikte kamuoyuna yansıyacak.