İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sadettin Saran ve üç şüpheli hakkında, S Sport internet sitesinde yayımlanan futbol müsabakalarında yasadışı bahis reklamı yaptıkları gerekçesiyle dava açılmıştı. Mahkeme, Saran’a 2 yıl 6 ay hapis cezası verirken, diğer sanıklar hakkında da çeşitli hapis cezalarına hükmetti.
Dava süreci ve iddialar
İddianameye göre, S Sport isimli internet sitesinde 2020-2021 sezonunda yayınlanan bazı futbol maçları sırasında, yasadışı bahis platformlarının reklamlarına yer verildi. Savcılık, bu reklamların spor müsabakalarının bütünlüğünü tehdit ettiğini ve 7258 Sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’a muhalefet ettiğini belirtti. Saran’ın, kulüp başkanı sıfatıyla sitenin yayın politikasından sorumlu olduğu ileri sürüldü.
Mahkeme, Saran’ın suçlu olduğuna hükmederek 1 yıldan 3 yıla kadar değişen ceza aralığından 2.5 yıl hapis cezası verdi. Diğer sanıklar ise 1 ila 2 yıl arasında değişen cezalar aldı. Kararın gerekçesinde, yasadışı bahis reklamlarının gençler ve spor camiası üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekildi.
Sadettin Saran kimdir?
Sadettin Saran, Saran Group’un kurucusu ve yönetim kurulu başkanı olarak tanınıyor. 2018 yılından bu yana Fenerbahçe Spor Kulübü başkanlığı görevini yürüten Saran, aynı zamanda Türkiye’nin önde gelen iş insanları arasında yer alıyor. Daha önce de çeşitli spor organizasyonlarına sponsorluk yapmış ve sporun gelişimine katkıda bulunmuştu. Bu dava, Saran’ın ilk kez yargılandığı bir hukuki süreç olarak dikkat çekiyor.
Kararın ardından Saran’ın avukatları, temyiz yoluna başvuracaklarını açıkladı. Hukuki sürecin uzun sürmesi beklenirken, spor kamuoyunda bu kararın Fenerbahçe Spor Kulübü'nün yönetimini nasıl etkileyeceği merakla bekleniyor. Yasadışı bahis reklamlarıyla mücadele kapsamında alınan bu karar, benzer durumdaki diğer dijital platformlar için de caydırıcı bir örnek teşkil edebilir.
Sonuç olarak, yasadışı bahis reklamlarına ağır cezaların verilmesi, sporun temiz kalması adına önemli bir adım olarak değerlendirilirken, bu tür davaların dijital yayıncılıkta daha sıkı denetimlere yol açması bekleniyor.