Rusya-Ukrayna savaşı, 10 Haziran 2024 itibarıyla resmen I. Dünya Savaşı’nın süresini geride bıraktı. 24 Şubat 2022’de başlayan çatışma, 4 yıl 3 ay 14 gün süren I. Dünya Savaşı’nı (28 Temmuz 1914 - 11 Kasım 1918) aşarak modern tarihin en uzun süreli savaşlarından biri haline geldi. Avrupa kıtasında yaşanan bu çatışma, Soğuk Savaş sonrası dönemin en büyük jeopolitik krizi olarak nitelendiriliyor.
Savaşın kilometre taşları
Savaşın ilk aylarında Rus ordusu Kiev’e kadar ilerlemiş, ancak Ukrayna direnişi sayesinde geri püskürtülmüştü. 2022 sonbaharında Ukrayna ordusu Harkiv ve Herson’da başarılı karşı taarruzlar düzenledi. 2023 yılında ise Bahmut ve Avdiyivka gibi doğu şehirlerinde yoğun çatışmalar yaşandı. 2024 yılına girilirken Rusya’nın yeni bir saldırı dalgası başlattığı, Ukrayna’nın ise Batı’dan gelen askeri yardımlarla direnişini sürdürdüğü görülüyor.
Siyasi ve ekonomik etkiler
Savaş, iki ülke arasında olduğu kadar küresel çapta da derin etkiler yarattı. Enerji fiyatlarındaki artış, gıda krizi ve NATO ile Rusya arasındaki gerilim, savaşın yan etkileri arasında sayılabilir. Ukrayna’nın NATO üyeliği talebi ve Rusya’nın güvenlik garantileri konusundaki ısrarı, çözümü zor bir diplomatik denklem oluşturuyor.
Uluslararası toplumun tepkisi
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, Rusya’yı kınayan kararlar alırken, Avrupa Birliği ve ABD, Ukrayna’ya mali ve askeri destek sağlamaya devam ediyor. Rusya ise Ukrayna’nın doğusunda ilhak ettiği toprakları elinde tutuyor ve savaşın hedeflerine ulaşana kadar devam edeceğini vurguluyor. Savaşın bitişine dair net bir işaret bulunmuyor; tarafların talepleri arasındaki uçurum, barış müzakerelerinin önündeki en büyük engel olarak duruyor.
Savaşın süresi I. Dünya Savaşı’nı aşmış olsa da, bugüne kadar ölen asker ve sivil sayısı (yüz binlerle ifade ediliyor) henüz o çatışmadaki milyonlarca kaybın gerisinde. Ancak savaşın yıkıcılığı, modern silahların etkisiyle daha yoğun hissediliyor. Bu bağlamda, Ukrayna savaşı, 20. yüzyılın büyük savaşlarından farklı olarak, daha kısa sürede daha fazla yıkım yaratma potansiyeline sahip. Önümüzdeki dönemde çatışmanın seyrini, uluslararası desteğin sürekliliği ve tarafların askeri kapasiteleri belirleyecek.