Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile yaptığı telefon görüşmesinde, ülkesinin Güney Kafkasya'daki stratejik ortaklığını sorgulayan açık bir uyarıda bulundu. Görüşme, Paşinyan'ın parlamentodaki zaferinin ardından gerçekleşen ilk üst düzey temas olma özelliği taşırken, Putin'in 'ya biz ya Avrupa' şeklinde özetlenebilecek çıkışı, iki ülke arasındaki gerilimi tırmandırdı. Ermenistan'ın Batı blokuyla artan yakınlaşması ve ABD ile Avrupa Birliği'nin bölgede artan etkinliği, Moskova'nın geleneksel nüfuz alanında kaygıyla karşılanıyor.
Görüşmenin Perde Arkası: İç Siyasete Doğrudan Müdahale
Kremlin'den yapılan açıklamaya göre Putin, görüşmede Ermenistan'ın dış politika tercihlerinden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Rus liderin, 'Ermenistan'ın Avrupa kurumlarıyla entegrasyonunun, Rusya ile ilişkilerimize zarar vereceğini' söylediği iddia ediliyor. Uzmanlar, bu çıkışı, Moskova'nın kendi yakın çevresinde giderek zayıflayan nüfuzunu tersine çevirme çabası olarak yorumluyor. Özellikle Ukrayna savaşı nedeniyle Batı'nın yaptırımlarıyla boğuşan Rusya, bölgesel müttefiklerinin saf değiştirmesini hazmedemiyor.
Ermenistan'ın Denge Arayışı
Paşinyan ise görüşmeye ilişkin yaptığı açıklamada, iki ülke arasındaki ilişkilerin önemine vurgu yaparken, 'Ermenistan'ın dost bir ülke olarak Rusya ile iş birliğini sürdüreceğini' belirtti. Ancak Erivan yönetiminin son dönemde ABD ve AB ile geliştirdiği yeni ortaklıklar, Rusya'nın endişelerini artırıyor. Ermenistan'ın, Rusya'nın öncülüğündeki Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü'ne (KGAÖ) karşı yükümlülüklerini askıya aldığını duyurması ve Batılı mevkidaşlarıyla savunma anlaşmaları imzalaması, Moskova'nın tepkisini çekmişti.
Tarihsel Bağlam ve Bölgesel Güç Mücadelesi
Yüzyıllara dayanan Rus-Ermeni dostluğu, Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra da devam etti. Ancak 2020'deki Dağlık Karabağ Savaşı'nda Rusya'nın sergilediği pasif tutum, Erivan'da hayal kırıklığı yaratmıştı. Azerbaycan'ın topraklarını geri kazanmasıyla sonuçlanan savaşın ardından Ermenistan, güvenlik garantileri konusunda Batı'ya daha fazla yönelmeye başladı. Fransa'nın arabuluculuğu ve ABD'nin bölgesel denklemdeki yeni rolü, Rusya'nın eski nüfuz alanında kayıplar yaşadığını gösteriyor. Putin'in bu çıkışı, aslında Rusya'nın bölgeden tamamen çekilmeyeceğinin ve Ermenistan'ın Batı'ya yönelişinin bedeli olacağının sinyalini veriyor.
Uluslararası Tepkiler ve Olası Senaryolar
Telefon görüşmesinin ardından uluslararası toplumdan yorumlar geldi. ABD Dışişleri Bakanlığı, 'Ermenistan'ın egemen bir ülke olarak kendi dış politikasını belirleme hakkına saygı duyduklarını' açıkladı. Avrupa Birliği ise iki ülke arasındaki diyaloğun devam etmesinden yana olduklarını ifade etti. Analistler, Rusya'nın bu sert çıkışının ardından Ermenistan'ın ekonomik ve enerji bağımlılığını kullanarak Erivan'ı dizginlemeye çalışabileceğini, ancak Paşinyan'ın Batı'ya dönük politikasında geri adım atmasının beklenmediğini belirtiyor.