Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, yaptığı yazılı açıklamada, Kiev yönetiminin Zaporijya Nükleer Güç Santrali'ne yönelik saldırısından Batı'nın sorumlu olduğunu ileri sürdü. Zaharova, Batı'nın Ukrayna'ya sağladığı askeri desteğin bu tür saldırıları teşvik ettiğini belirterek, uluslararası toplumu kınamaya çağırdı.
Zaharova'nın açıklamaları
Zaharova, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: 'Kiev rejiminin Zaporijya Nükleer Güç Santrali'ne yönelik provokasyonu, Batılı küratörlerinin tam desteğiyle gerçekleştirilmiştir. Batı, Ukrayna'ya silah ve istihbarat sağlayarak bu tür eylemlerin önünü açmaktadır.' Rus yetkili, saldırının nükleer güvenliği ciddi şekilde tehdit ettiğini vurguladı.
Zaporijya santralindeki durum
Zaporijya Nükleer Güç Santrali, Avrupa'nın en büyük nükleer tesislerinden biri olup, 2022 yılının Mart ayından bu yana Rus kontrolü altındadır. Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA), bölgedeki çatışmaların nükleer güvenlik riskini artırdığı konusunda defalarca uyarıda bulunmuştur. Tesisin çevresinde zaman zaman topçu ateşi ve insansız hava aracı saldırıları rapor edilmektedir.
Ukrayna ise daha önce Rusya'yı santrali askeri üs olarak kullanmakla suçlamıştı. Kiev yönetimi, santraldeki Rus askeri varlığının uluslararası hukuku ihlal ettiğini savunuyor. Son saldırıda herhangi bir can kaybı bildirilmezken, uzmanlar santral soğutma sistemine zarar gelmesi durumunda ciddi sonuçlar olabileceği uyarısında bulunuyor.
Batılı ülkeler henüz Zaharova'nın suçlamalarına resmi yanıt vermedi. Ancak daha önce ABD ve AB, Rusya'nın santrali askeri amaçlarla kullanmasını kınamıştı. IAEA, tesisin güvenlik denetimleri için erişim talep ediyor.
Rusya'nın bu açıklaması, savaşın başlamasından bu yana nükleer tesislerin hedef alınmasına ilişkin tansiyonu bir kez daha yükseltti. Taraflar arasında karşılıklı suçlamalar sürerken, bölgedeki insani durum da kötüleşiyor.
Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov da daha önce yaptığı açıklamada, Batı'nın Ukrayna'ya sağladığı silahların Rusya topraklarına yönelik saldırılarda kullanılmasını 'tehlikeli bir tırmanma' olarak nitelendirmişti.