AKP'li Keskin Belediye Başkanı Ekmel Cönger, rüşvet suçundan 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Ancak kararın kesinleşmemesi nedeniyle Cönger, belediye başkanlığı görevini sürdürüyor. Yerel bir ihale sürecinde usulsüzlük yaptığı iddia edilen Cönger hakkında yürütülen soruşturma ve dava süreci, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Rüşvet davasının perde arkası
Keskin'de 2019 yılında bir kamu ihalesinde rüşvet alındığı iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında, Başkan Cönger'in iki iş adamıyla anlaşarak ihaleyi belirlediği öne sürüldü. İddialara göre Cönger, ihaleyi alan firmadan 50 bin lira rüşvet aldı. Mahkeme, Cönger'i rüşvet suçundan 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezasına çarptırırken, aynı davada yargılanan diğer sanıklar da çeşitli cezalar aldı. Cönger, cezanın kesinleşmesi halinde istifa etmek zorunda kalacak ancak temyiz süreci devam ediyor.
Tepkiler ve hukuki süreç
Kararın ardından CHP ve İYİ Parti'den peş peşe açıklamalar geldi. CHP Genel Başkan Yardımcısı, Cönger'in derhal görevden el çektirilmesi gerektiğini belirterek, "Bir belediye başkanı rüşvetten mahkum olmuşsa halka hizmet etme yetkisini kaybetmiştir" dedi. Keskin halkı ise kararı protesto etmek için belediye önünde toplandı. Belediye Başkanı Cönger, suçlamaları reddederek, "Bu siyasi bir komplodur, hukuki sürece güveniyorum" ifadelerini kullandı. Hukukçular, cezanın kesinleşmesinin ardından Cönger'in belediye başkanlığının düşeceğini, ancak ara kararın infazı için Yargıtay sürecinin bekleneceğini belirtiyor.
Benzer davalar ve kamuoyu
Türkiye'de son yıllarda rüşvet ve yolsuzluk davalarında artış yaşanırken, kamuoyu bu tür davalarda verilen cezaların caydırıcılığını tartışıyor. Uzmanlar, mahkumiyet kararlarının kesinleşene kadar siyasilerin görevde kalmasının hukuki bir boşluk olduğunu vurguluyor. Keskin'deki bu dava, hem yerel siyaset hem de yolsuzlukla mücadele açısından önemli bir örneklik oluşturuyor. Başkan Cönger, bu hafta içinde belediye meclis toplantısına başkanlık ederek görevine devam edeceğini duyurdu.
Rüşvet suçu, Türk Ceza Kanunu'nun 252. maddesinde düzenleniyor ve cezaları 4 ila 12 yıl arasında değişiyor. Ancak yargılama sürecinin uzunluğu ve kesinleşme aşamasındaki bekleme, bu tür davaların etkisini azaltıyor. Keskin'deki karar, yargının kararlılığı konusunda bir sinyal olarak değerlendirilirken, siyasi partilerin de bu konuda daha net bir tutum sergilemesi bekleniyor.