Kıbrıs Rum yönetimi, Kazakistan ile başlattığı Orta Asya turuna dün Özbekistan, Kırgızistan ve Tacikistan'ı da ekleyerek bölgedeki diplomatik temaslarını hızlandırdı. Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis'in öncülüğünde gerçekleştirilen ziyaretlerde, ikili ilişkilerin geliştirilmesi ve uluslararası platformlarda iş birliği konuları ele alındı.
Ziyaretlerin amacı ve kapsamı
Rum heyeti, Kazakistan'da yapılan temasların ardından Özbekistan'ın başkenti Taşkent'e geçti. Burada Özbek yetkililerle bir araya gelen Hristodulidis, ticaret, enerji ve turizm alanlarında iş birliği fırsatlarını masaya yatırdı. Görüşmelerde ayrıca Kıbrıs sorununa ilişkin uluslararası desteğin artırılması amacıyla bilgilendirme yapıldı.
Özbekistan ziyaretinin ardından Kırgızistan'a geçen Rum heyeti, Bişkek'te Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov ile görüştü. Görüşmede iki ülke arasında diplomatik misyonların açılması ve vize serbestisi gibi pratik konular ele alındı. Caparov, Kıbrıs Rum kesimi ile iş birliğine sıcak baktıklarını ifade etti.
Turun son durağı Tacikistan oldu. Duşanbe'de Tacikistanlı mevkidaşı ile bir araya gelen Hristodulidis, bölgesel güvenlik ve terörle mücadele konularında görüş alışverişinde bulundu. Tacikistan yönetimi, Kıbrıs meselesinde uluslararası hukuk çerçevesinde adil bir çözümden yana olduklarını belirtti.
Arka plan ve stratejik bağlam
Rum yönetiminin Orta Asya açılımı, ada genelinde tanınmamış bir yapı olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne karşı uluslararası alanda destek arayışı olarak değerlendiriliyor. Kıbrıs Türk tarafı ise Rumların bu girişimlerini ada gerçeklerini yansıtmadığı gerekçesiyle eleştiriyor.
Orta Asya ülkelerinin çoğu, Kıbrıs konusunda BM parametreleri çerçevesinde hareket ediyor. Bu ziyaretlerin, özellikle Türk Devletleri Teşkilatı üyesi ülkelerin Kıbrıs Türk tarafına yakın duruşunu değiştirip değiştiremeyeceği merak ediliyor.
Uzmanlara göre Rum yönetimi, bu turlarla Birleşmiş Milletler Genel Kurulu ve Avrupa Birliği'nde olduğu gibi Orta Asya ülkelerinin de desteğini almayı hedefliyor. Ancak Kıbrıs Türk tarafının da bölgede etkin bir lobi faaliyeti yürüttüğü biliniyor.
Sonuç olarak, Rumların Orta Asya turu, Kıbrıs sorununun uluslararası boyutunu bir kez daha gözler önüne sererken, kapsamlı bir çözüme yönelik somut bir adım içermemesi nedeniyle sembolik olarak değerlendiriliyor.