Romanyalı eski manken Andrea Catalina Ladunca, 9 yıl önce yaptırdığı dini nikâh sırasında Murat Y.'nin taahhüt ettiği 700 bin liralık mehrini vermeyerek kendisini dolandırdığı iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Ladunca, Murat Y.'nin vaat ettiği meblağı ödemediğini ve bu durumun mağduriyetine yol açtığını öne sürdü.
Dini nikâh ve mehir taahhüdü
Andrea Catalina Ladunca, 2014 yılında İstanbul'da Murat Y. ile dini nikâh kıydıklarını belirtti. Nikâh sırasında Murat Y.'nin 700 bin lira mehir vermeyi taahhüt ettiğini ancak bugüne kadar herhangi bir ödeme yapmadığını ifade etti. Ladunca, bu durumun kendisini hem maddi hem de manevi olarak zor durumda bıraktığını söyledi.
Suç duyurusu ve hukuki süreç
Ladunca, avukatı aracılığıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na yaptığı başvuruda, Murat Y. hakkında 'nitelikli dolandırıcılık' suçlamasıyla işlem yapılmasını talep etti. Şikâyet dilekçesinde, dini nikâhın resmî bir bağlayıcılığı olmamakla birlikte, taraflar arasında yapılan mehir sözleşmesinin hukuken geçerli olduğu ve taahhüdün yerine getirilmemesinin dolandırıcılık teşkil ettiği ileri sürüldü.
Mehir kavramı ve uyuşmazlıklar
Mehir, İslam hukukunda erkeğin evlilik sırasında kadına vermeyi taahhüt ettiği mal veya para olup, dini nikâhın rükünlerinden biri olarak kabul ediliyor. Türkiye'de dini nikâh resmî olarak tanınmasa da, mehrin ödenmemesi durumunda tarafların mahkemeye başvurma hakkı bulunuyor. Son yıllarda benzer uyuşmazlıkların arttığı gözlemlenirken, hukukçular mehrin bir sözleşme olduğu ve tarafların bu sözleşmeye uyması gerektiği görüşünde.
Bağımsız değerlendirme
Bu olay, dini nikâh ve mehir gibi geleneksel uygulamaların modern hukuk sisteminde yarattığı karmaşıklığı bir kez daha gözler önüne seriyor. Ladunca'nın suç duyurusu, mehir vaadinin dava konusu olabileceğini göstermesi açısından emsal niteliği taşıyabilir. Ancak mahkemenin, dini nikâhın resmî statüsünü ve taraflar arasındaki ilişkinin niteliğini dikkate alarak vereceği karar, benzer davalar için yol gösterici olacak.