ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, resmi ziyaret kapsamında bulunduğu Kuveyt'te basın mensuplarına hitap ederek İran'la yürütülen nükleer müzakerelere ilişkin önemli bir açıklama yaptı. Rubio, taraflar arasındaki teknik düzeydeki görüşmelerin ardından haftaya yeniden bir araya gelineceğini belirtti.
Rubio'nun açıklamaları
Rubio, Kuveyt'teki temaslarının ardından düzenlediği basın toplantısında, İran'la yürütülen dolaylı görüşmelerin olumlu bir ivme yakaladığını ifade etti. Bakan, "Teknik ekiplerimiz yoğun bir çalışma yürüttü. Önümüzdeki hafta yeniden toplanarak süreci ilerletmeyi hedefliyoruz" dedi. Rubio, müzakerelerin ana gündem maddesinin İran'ın nükleer faaliyetlerine sınırlama getirilmesi ve yaptırımların kademeli olarak kaldırılması olduğunu vurguladı.
Kuveyt ziyaretinin bölgesel iş birliği açısından verimli geçtiğini belirten Rubio, Körfez ülkeleriyle güvenlik ve ekonomik alanlardaki ortaklıkların güçlendirildiğini söyledi. İran'la varılacak bir anlaşmanın bölge istikrarına katkı sağlayacağını dile getiren ABD Dışişleri Bakanı, "Diplomasi en öncelikli seçeneğimizdir. Ancak gerekli adımlar atılmazsa başka seçenekler masada olacaktır" uyarısında bulundu.
Müzakerelerin arka planı
ABD ile İran arasındaki nükleer müzakereler, 2015 yılının temmuz ayında imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı'nın (KOEP) 2018'de ABD'nin tek taraflı çekilmesiyle askıya alınmıştı. Joe Biden yönetimi, göreve geldikten sonra anlaşmayı canlandırmak için Viyana'da dolaylı görüşmelere başlamıştı. Rubio'nun başkanlığındaki dönemde ise müzakerelerin hız kazandığı gözlemleniyor.
Uzmanlar, İran'ın uranyum zenginleştirme seviyesinin son dönemde yüzde 60'a yaklaştığına dikkat çekiyor. Bu oran, silah sınıfı malzeme üretimine oldukça yakın bir seviye olarak değerlendiriliyor. Taraflar arasındaki temel anlaşmazlık noktaları arasında yaptırımların kapsamı, İran'ın balistik füze programı ve bölgesel faaliyetleri yer alıyor.
Bağımsız değerlendirme
Rubio'nun açıklamaları, ABD'nin İran konusunda diplomatik çözüme hâlâ şans tanıdığını gösteriyor. Ancak müzakerelerin kritik bir eşikte olduğu da anlaşılıyor. İran'ın nükleer faaliyetlerindeki ilerleme ve uluslararası toplumun yaptırım baskısı, sürecin kaderini belirleyecek. Önümüzdeki haftaki görüşmelerin sonucu, tarafların esneklik sınırlarını ortaya koyacak.