Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş, 15 Temmuz darbe girişiminin dördüncü yıl dönümünde yaptığı açıklamada, o gece silahların gölgesinde yayın yapan medya kuruluşlarının cesaretini övdü. Daniş, "Ekranlar yalnızca görüntü taşımadı; milletimizin cesaretini, sesini ve millî iradesini tüm Türkiye'ye ulaştırdı. Demokrasi nöbetine dönüşen bu mücadelede yayıncılık tarihimizde unutulmaz bir sayfa açıldı" dedi. Mesajında "Rabbim birliğimizi daim, devletimizi kaim eylesin" temennisinde bulunan Daniş, 15 Temmuz'un Türk milletinin demokrasiye sahip çıkma kararlılığının sembolü olduğunu vurguladı.
15 Temmuz Gecesi Yayıncılık Zorluğu
Daniş, 15 Temmuz 2016 gecesinin, Türkiye'nin sadece bir darbe girişimiyle değil, aynı zamanda medya üzerinde kurulmaya çalışılan baskıyla da yüzleştiği bir an olduğunu hatırlattı. O gece TRT'nin işgal edilmesi, özel televizyon kanallarının yayın kesintileri ve dijital platformlardaki sansür girişimleri, yayıncılık sektörü için eşi benzeri görülmemiş bir sınav oluşturdu. RTÜK Başkanı, "Bazı yayıncı kuruluşlar karanlık güçlerin hedefi haline geldi. Ancak gazeteciler, kameramanlar ve teknik ekip, canları pahasına demokrasinin sesi oldu" ifadelerini kullandı.
Medyanın Direnci ve Demokrasi Nöbetine Dönüş
15 Temmuz gecesi milletin meydanlara akın etmesiyle birlikte medya da bu direnişin bir parçası haline geldi. Sokak röportajları, canlı yayınlar ve sosyal medya paylaşımları sayesinde darbecilerin propagandası boşa çıkarıldı. Daniş, "Yayıncılık sadece haber vermek değildi; milletin meydanlardaki haykırışına aracılık etti. Televizyon ekranları, milletimizin demokrasiye olan bağlılığını bütün dünyaya gösteren birer pencere oldu" dedi. Bu süreçte RTÜK'ün de yayın lisansı ve denetim mekanizmalarıyla sürece katkı sağladığına dikkat çekti.
Gelecek Nesillere Aktarılması Gereken Bir Ders
Daniş, 15 Temmuz'un unutulmaması ve gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini belirterek, "Bu karanlık gecenin ışığa dönüşmesinde en büyük pay milletimizindir. Yayıncılık camiası olarak bizler de bu bilinçle hareket etmeye devam edeceğiz. Demokrasi nöbeti sadece o gece meydanlarda değil, her gün ekranlarda da sürmelidir" şeklinde konuştu. Mesajının sonunda birlik ve beraberlik vurgusunu yineleyen Daniş, devletin bekası ve milletin selameti için herkesin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerektiğini ifade etti.
15 Temmuz darbe girişimi, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde demokrasiye karşı en büyük tehditlerden biri olarak kayıtlara geçti. O gece 251 kişi hayatını kaybetti, 2.196 kişi yaralandı. Darbecilerin TRT Genel Müdürlüğü'nü basarak zorla yayın yaptırması, medya tarihine kara bir leke olarak geçti. Ancak aynı gece halkın televizyon ve radyolardan aldığı güçle direnişe geçmesi, medyanın demokratik bir toplumdaki vazgeçilmez rolünü bir kez daha kanıtladı. RTÜK Başkanı'nın bu anma mesajı, yayıncılık sektörünün yaşadığı travmayı ve gösterdiği direnci hatırlatması açısından önem taşıyor.