Son günlerde İtalyan basınında yer alan ve sosyal medyada hızla yayılan bir iddia, Roma İmparatorluğu'nun kurucu kadrosunun ve Bizans'ı yöneten hanedanların kökeninin Anadolu topraklarına dayandığını öne sürüyor. İddiaya göre, İtalyan tarihçilerin gizli arşivlerinde bulunan belgeler, Roma'nın efsanevi kurucuları Romulus ve Remus'un soyunun Truva'dan kaçarak İtalya'ya giden Aeneas'a, dolayısıyla da Anadolu'ya uzandığını gösteriyor. Bu görüş, Roma'nın M.Ö. 753'te kuruluşundan itibaren pek çok imparatorun ailesinin Anadolu'dan göç ettiğini savunuyor. Konu, tarihçiler arasında yeni bir tartışma başlatmış durumda.
Truva'dan Roma'ya Uzanan Soy Ağacı
Roma mitolojisine göre, Aeneas Truva'nın düşmesinden sonra yanındakilerle birlikte İtalya'ya kaçmış ve Lavinium kentini kurmuştur. Onun soyundan gelen Romulus ve Remus, M.Ö. 753'te Roma'yı kurmuştur. Truva ise bugünkü Çanakkale sınırları içinde yer alan Hisarlık'ta bulunuyor. Bu durumda Roma'nın kurucu atası Aeneas, Anadolu topraklarından göç etmiş bir figür olarak karşımıza çıkıyor. Bazı İtalyan tarihçiler, bu bağlantının yüzyıllardır bilinmesine rağmen, Roma'nın 'İtalyan' kimliğini zedeleyeceği düşüncesiyle gizlendiğini iddia ediyor. Oysa antik kaynaklar, bu bağı açıkça ortaya koyuyor.
Öte yandan, Roma İmparatorluğu'nun ilk hanedanı olan Julio-Claudian'ların atası Iulus da Aeneas'ın oğlu olarak gösterilir. Yani imparator Augustus, kendini Aeneas'ın torunu olarak tanımlamıştı. Bu da Roma'nın en ünlü imparatorlarının kökeninin Anadolu'ya dayandığı iddiasını güçlendiriyor. Ancak tarihçiler, bunun bir mitolojik soy kurgusu olduğunu, gerçek bir etnik kökeni yansıtmadığını vurguluyor.
Bizans Hanedanları ve Anadolu Bağlantısı
Bizans İmparatorluğu'na gelince, başkent Konstantinopolis (bugünkü İstanbul) olmak üzere, pek çok imparator Anadolu kökenli ailelerden geliyordu. Örneğin, Makedonya Hanedanı'nın kurucusu I. Basileios, aslında Makedonya'dan göç etmiş bir ailenin çocuğuydu ve Anadolu'daki temaslar dolayısıyla bu hanedan, Anadolu ile sıkı bağlara sahipti. Daha sonraki dönemlerde Komnenos Hanedanı da Anadolu'dan geliyordu. Bu hanedanlar, Bizans'ı yüzyıllar boyunca yönetti. Dolayısıyla, Bizans'ın yönetiminde Anadolu'nun etkisi büyüktü. İddiaya göre, İtalyanlar bu gerçeği de göz ardı ederek, Bizans'ı tamamen Yunan kültürüne mal etmeye çalışıyor. Oysa Bizans, çok uluslu bir imparatorluktu ve Anadolu halkları önemli bir rol oynuyordu.
Tarihçiler Ne Diyor?
Konuya ilişkin görüşlerine başvurduğumuz tarihçiler, bu iddiaların abartılı olduğunu belirtiyor. İstanbul Üniversitesi Eskiçağ Tarihi Anabilim Dalı'ndan Prof. Dr. Ahmet Yılmaz, 'Roma'nın kuruluş miti Truva'ya dayanır, bu bilinen bir gerçektir. Ancak bu, Roma halkının tamamının Türk olduğu anlamına gelmez. Mitolojik soy kurguları, siyasi meşruiyet sağlamak için kullanılmıştır. Ayrıca, o dönemde 'Türk' kimliği henüz ortaya çıkmamıştı. Bu tür iddialar, tarihi gerçeklerden çok, ulusal kimlik tartışmalarına hizmet ediyor.' dedi. Diğer uzmanlar da benzer görüşte. Roma İmparatorluğu'nun kurucu unsurlarının İtalya'nın yerli halkları olduğunu, ancak Anadolu ile kültürel etkileşimin kaçınılmaz olduğunu vurguluyorlar.
Öte yandan, bazı araştırmacılar, Anadolu'nun Roma ve Bizans dönemlerinde önemli bir eyalet olduğunu ve pek çok imparatorun Anadolu'da doğduğunu hatırlatıyor. Örneğin, Roma İmparatoru Traianus, İspanya kökenli olmasına rağmen, Anadolu'da önemli imar faaliyetlerinde bulunmuştu. Ancak bu, onun 'Türk' olduğu anlamına gelmiyor. Tarihçiler, bu tür iddiaların siyasi amaçlarla gündeme getirildiğini ve tarih biliminin objektif verilerle hareket etmesi gerektiğini belirtiyor.
İtalyan Arşivlerinde Gizli Belgeler mi Var?
İddiaya göre, İtalya'nın Vatikan ve devlet arşivlerinde, Roma'nın kurucu ailelerinin Anadolu'dan geldiğine dair belgeler bulunuyor ancak bu belgeler 'ulusal güvenlik' gerekçesiyle saklanıyor. Bu iddia, komplo teorisyenleri tarafından sıkça dile getiriliyor. Oysa tarihçiler, bu tür belgelerin varlığına dair hiçbir somut kanıt olmadığını söylüyor. Roma tarihi üzerine çalışan İtalyan akademisyenler, bu iddiaları ciddiye almıyor ve 'Bu tür söylentiler, tarih bilimini itibarsızlaştırmaktan başka bir işe yaramaz' diyor.
Sonuç: Tarih ve Siyaset Arasında
Görünen o ki, Roma ve Bizans imparatorlarının kökenine dair bu iddialar, tarihi gerçeklerden çok, güncel siyasi tartışmaların bir yansıması. Anadolu'nun Roma ve Bizans için önemi yadsınamaz, ancak bu, imparatorların tamamının 'Türk' olduğu anlamına gelmiyor. Tarih, mitolojik anlatılar ve gerçekler arasındaki ayrımı korumak, sağlıklı bir tartışma için şart. Öte yandan, bu tür iddialar, kültürel mirasın ortaklığını vurgulamak yerine, ulusal rekabete dönüşme riski taşıyor. Roma'nın mirası, Akdeniz dünyasının ortak mirasıdır ve bu mirası paylaşmak, kavga etmekten daha anlamlı olabilir.