Diyarbakır merkezli 8 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonda, kayıp çocuk ailelerini hedef alan ve dijital platformlarda “C47” ve “C99” kod adlarıyla örgütlendiği belirlenen şebekeye yönelik 10 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden 2'si çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Operasyon, kayıp çocukların yakınlarını tehdit edip şantaj yapan organize bir suç örgütünün deşifre edilmesi açısından önem taşıyor.
Operasyonun Detayları ve Gözaltılar
Edinilen bilgilere göre, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele ve Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele şubeleri tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, çocuklarını kaybeden ailelerin sosyal medya hesapları ve iletişim kanalları takibe alındı. Şüphelilerin, ailelerin acılarını istismar ederek para ve menfaat talep ettikleri, tehdit ve şantaj yoluyla psikolojik baskı kurdukları belirlendi.
Operasyon, Diyarbakır'ın yanı sıra İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Konya, Gaziantep ve Şanlıurfa'da eş zamanlı olarak gerçekleştirildi. Polis ekiplerinin düzenlediği baskınlarda 10 şüpheli yakalanırken, adreslerde çok sayıda dijital materyal, cep telefonu, bilgisayar ve dokümana el konuldu. Şüphelilerin, özellikle gözaltına alınan Rojin Kabaiş'in ailesini hedef aldıkları ve bu aileye yönelik tehdit ve şantaj girişimlerinde bulundukları öğrenildi.
Soruşturma Süreci ve Tutuklamalar
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 2'si, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “silahla tehdit”, “şantaj” ve “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme” suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer 8 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturma kapsamında, şebekenin bağlantılı olduğu diğer kişilerin tespiti için çalışmaların sürdüğü bildirildi.
Rojin Kabaiş Davası ve Ailelerin Mücadelesi
Bu operasyon, 2024 yılında kaybolan ve daha sonra cansız bedeni bulunan Rojin Kabaiş'in ailesinin yaşadığı zorlukları gündeme getirdi. Rojin Kabaiş'in kaybolmasının ardından ailesi, hem kayıp sürecinde hem de sonrasında çeşitli tehditler aldıklarını defalarca dile getirmişti. Aile, yetkililere başvurarak koruma talep etmiş, ancak bu tehditlerin kaynağının bir türlü bulunamadığını ifade etmişti. Yapılan operasyonla birlikte, bu tehditlerin organize bir suç örgütü tarafından gerçekleştirildiğinin ortaya çıkması, ailelerin adalet arayışında yeni bir umut ışığı oldu.
Kamuoyunda büyük yankı uyandıran olay, kayıp çocukların ailelerinin maruz kaldığı şantaj ve tehditlerin boyutunu gözler önüne serdi. Uzmanlar, benzer mağduriyetlerin yaşanmaması için ailelerin bu tür durumlarda derhal güvenlik güçlerine başvurmaları gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, sosyal medya platformlarının daha etkin denetlenmesi ve siber suçlarla mücadele birimlerinin kapasitesinin artırılması gerektiği belirtiliyor.
Bu operasyon, dijital ortamda örgütlenen suç şebekelerine karşı devletin kararlılığını gösterirken, kayıp yakınlarının yalnız olmadığını da ortaya koydu. Soruşturmanın derinleştirilerek şebekenin tüm üyelerinin yakalanması ve mağdur ailelerin uğradığı zararların giderilmesi bekleniyor.