Van'da 2024 yılında kaybolduktan 19 gün sonra göl kenarında cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi 21 yaşındaki Rojin Kabaiş'in ölümüne ilişkin soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan DNA incelemesinde, genç kızın kıyafetlerinde birden fazla kişiye ait biyolojik izler tespit edildi. Bu bulgu, soruşturmanın seyrini değiştirecek nitelikte değerlendiriliyor.
DNA incelemesinde ortaya çıkan detaylar
Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Rojin Kabaiş'in cansız bedeninin bulunduğu bölgeden ve kıyafetlerinden alınan numuneler Ankara Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Yapılan analizlerde, kıyafetlerde en az üç farklı kişiye ait DNA profiline rastlandı. Bu kişilerin kimliklerinin belirlenmesi için çalışmalar sürüyor. Soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre, genç kızın kaybolduğu gün giydiği kıyafetler üzerinde yapılan incelemelerde, kendisine ait olmayan biyolojik materyallerin bulunması, olayın bir cinayet olabileceği ihtimalini güçlendirdi.
Bunun yanı sıra, Rojin'in son görüldüğü anlara ilişkin güvenlik kamerası kayıtları da inceleniyor. Polis ekipleri, kaybolma anından cesedin bulunmasına kadar geçen süreçte saatlerce süren bir çalışma yaparak şüpheli kişi veya kişilere ulaşmaya çalışıyor.
Soruşturmanın geçmişi ve ailenin tepkisi
Rojin Kabaiş, 2024 yılı Eylül ayında Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nde öğrenciyken bir anda kaybolmuştu. Ailesinin ihbarı üzerine başlatılan arama çalışmaları 19 gün sürmüş ve genç kızın cansız bedeni Van Gölü kıyısında bulunmuştu. İlk otopside ölüm sebebi kesin olarak belirlenememiş, ikinci otopsi için İstanbul Adli Tıp Kurumu'na sevk edilmişti.
Kabaiş ailesi, soruşturmanın hızlandırılmasını ve adaletin bir an önce tecelli etmesini talep ediyor. Aile avukatı, DNA bulgusunun önemine dikkat çekerek, "Bu deliller cinayet ihtimalini güçlendiriyor. Kızımızın kıyafetlerinde birden fazla kişiye ait izler bulunması, onun ölümünde birden çok kişinin parmağı olduğunu düşündürüyor" dedi.
Olayın üzerinden geçen aylara rağmen henüz bir tutuklama ya da gözaltı işlemi yapılmamış olması, kamuoyunda büyük bir infiale yol açtı. Sosyal medyada #RojinİçinAdalet etiketiyle kampanyalar düzenleniyor, yetkililere çağrı yapılıyor.
Rojin Kabaiş davası, Türkiye'de kadın cinayetleri ve kayıp kadın vakalarına yönelik toplumsal duyarlılığı bir kez daha artırdı. Uzmanlar, benzer vakalarda delil toplama ve adli tıp süreçlerinin hızlandırılması gerektiğini vurguluyor.