Van'da kaybolduktan 18 gün sonra Van Gölü kıyısında cansız bedeni bulunan Rojin Kabaiş'in ölümüne ilişkin soruşturma sürerken, ailenin avukatı Abdurrahman Karabulut otopsi raporunda ortaya çıkan rokuronyum maddesiyle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Karabulut, bu maddenin Rojin'in 34 gün önce geçirdiği ameliyattan kaldığı iddiasının kesin olarak kanıtlanmadığını belirterek, 'Damardan verilen bir ilacın midede bulunması normal değildir' dedi.
Otopsi Raporundaki Kritik Bulgu
Rojin Kabaiş'in ölümü, 8 Eylül 2024'te ailesinin kayıp başvurusuyla gündeme gelmiş, 26 Eylül'de Van Gölü'nün Edremit ilçesi açıklarında bir balıkçı tarafından bulunan cesediyle son bulmuştu. Yapılan otopsi sonrası adli tıp raporunda, vücudunda rokuronyum adlı kas gevşetici madde tespit edildiği ortaya çıktı. Bu madde, genellikle anestezi sırasında kullanılan ve damar yoluyla uygulanan bir ilaç olarak biliniyor.
Aile avukatı Abdurrahman Karabulut, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, raporun detaylarına değinerek, 'Rokuronyum maddesi, Rojin'in 34 gün önce geçirdiği ameliyata bağlanmaya çalışılıyor. Ancak bu maddenin midede tespit edilmesi, damardan verilen bir ilacın midede bulunması tıbben normal değildir. Bu durum, ilacın vücuda farklı bir yolla alınmış olabileceğini düşündürüyor' ifadelerini kullandı.
Adli Tıp ve Hukuki Süreç
Kabaiş ailesinin avukatı, otopsi raporunda yer alan bulgunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, 'Rojin'in ölümüne ilişkin şüpheler artıyor. Adli tıp raporu, kesin ölüm sebebini ortaya koymuş değil. Biz, bu maddenin vücuda nasıl girdiğinin ve ölümle ilişkisinin netleştirilmesi için ek inceleme talep ettik' dedi.
Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Rojin'in kaybolmadan önceki saatlerde yaşadığı iddia edilen olaylarla ilgili geniş çaplı araştırma devam ediyor. Rojin'in bir süre görüştüğü ve daha sonra kaybolduğu iddia edilen kişilerin ifadeleri alındı, güvenlik kameraları incelendi.
Aileden Adalet Çağrısı
Rojin Kabaiş'in ailesi, kızlarının ölümünün aydınlatılması için adalet çağrısını yineliyor. Baba Nizamettin Kabaiş, daha önce yaptığı açıklamada, 'Kızımın ölümü intihar olarak gösterilmek isteniyor ancak biz buna inanmıyoruz. Rojin'in böyle bir niyeti yoktu. Onu kaybetmeden önceki son konuşmamızda gelecek planları yapıyorduk' demişti.
Aile avukatı Karabulut ise, 'Soruşturmanın bağımsız ve şeffaf yürütülmesini istiyoruz. Rojin'in ölümüyle ilgili tüm şüphelerin giderilmesi, adaletin tecellisi için elzemdir. Bu nedenle dosyanın takipçisi olacağız' şeklinde konuştu.
Olayın Geçmişi ve Toplumsal Tepki
Rojin Kabaiş'in kaybolmasının ardından ailesi ve arkadaşları sosyal medyada geniş çaplı bir kampanya başlatmış, 'Rojin'i bulun' etiketiyle paylaşımlar yapılmıştı. Genç kızın cansız bedeninin bulunmasının ardından ise Türkiye genelinde üzüntü ve tepki oluştu. Kadın cinayetlerine ve şüpheli ölümlere dikkat çeken sivil toplum örgütleri, Rojin'in ölümünün aydınlatılması için yetkililere çağrıda bulundu.
Van'da yaşanan bu olay, özellikle genç kadınların güvenliği ve şüpheli ölümlerin soruşturulması konusunu yeniden gündeme taşıdı. Rojin Kabaiş'in ailesi, kızlarının ölümüne ilişkin her türlü ihtimalin değerlendirilmesini ve gerçeklerin ortaya çıkarılmasını istiyor.
Adli Tıp Raporu Ne Diyor?
Edinilen bilgilere göre, otopsi raporunda Rojin Kabaiş'in vücudunda rokuronyum maddesi tespit edildi. Bu madde, tıpta anestezi uzmanları tarafından kas gevşetici olarak kullanılıyor ve genellikle damar içi yolla uygulanıyor. Rokuronyumun midede bulunması, ilacın ağız yoluyla alınmış olabileceği ihtimalini gündeme getiriyor. Ancak uzmanlar, bu maddenin midede tespit edilmesinin, ilacın yutulduğu anlamına gelmeyebileceğini, ölüm sonrası kan ve doku örneklerinde meydana gelebilecek değişikliklerin de bu tür bulgulara yol açabileceğini belirtiyor.
Adli tıp uzmanı Prof. Dr. Hakan Kar, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, 'Rokuronyum normalde damar içi kullanılan bir ilaçtır. Ancak ölüm sonrası midede bulunması, ilacın ağızdan alınmış olabileceği ihtimalini akla getirir. Bu durumda ölüm nedeni ve tarzı hakkında yeniden değerlendirme yapılması gerekebilir. Ancak kesin bir yargıya varmak için toksikolojik analizlerin ayrıntılı şekilde incelenmesi şarttır' dedi.
Soruşturmanın Seyri ve Beklentiler
Van Cumhuriyet Başsavcılığı, Rojin Kabaiş'in ölümüne ilişkin soruşturmanın genişletilerek devam ettiğini açıkladı. Savcılık, otopsi raporundaki bulgular doğrultusunda yeni delillerin toplanması için çalışma başlattı. Rojin'in ailesi ve avukatı, soruşturmanın şeffaf bir şekilde sürdürülmesini ve tüm şüphelerin giderilmesini talep ediyor.
Bu olay, Türkiye'de kadın cinayetleri ve şüpheli ölümlerin soruşturulmasındaki eksikliklere dair tartışmaları da beraberinde getirdi. Toplumun geniş kesimleri, Rojin'in ölümünün aydınlatılmasının yanı sıra benzer vakalarda adaletin sağlanması için yetkililere sesleniyor. Rojin Kabaiş'in davası, kamuoyunda yakından takip edilen ve adaletin tecellisi için umutla beklenen bir süreç olarak devam ediyor.