Diyarbakır'da kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş'in babası Nizam Kabaiş'e yönelik silahlı tehdit ve şantaj girişimi, soruşturmanın seyrini değiştirdi. Rojin'in ailesine yönelik tehditlerde bulundukları belirlenen iki şüpheli, düzenlenen operasyonla yakalanarak tutuklandı. Baba Kabaiş'in, kızının davasında etkili olmaya çalışan bu kişiler tarafından hedef alındığı öğrenildi. Yaşanan bu gelişme, aileyi ve kamuoyunu derinden sarsarken, soruşturmanın gizliliği ve adil yargılanma süreci açısından da yeni bir boyut kazandırdı.
Tehdit ve Şantaj Operasyonu
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Rojin Kabaiş'in ailesine yönelik tehdit ve şantaj eylemlerine karıştıkları tespit edilen şüpheliler hakkında harekete geçildi. Emniyet güçleri, belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenledi. Gözaltına alınan şüphelilerin, ifadelerinin ardından sevk edildikleri mahkemece tutuklanmasına karar verildi. Tutuklanan şüphelilerin, Nizam Kabaiş'e yönelik tehdit ve şantaj içerikli mesajları ve silahlı fotoğraf gönderdikleri bilgisine ulaşıldı. Bu durum, ailenin zaten acılı olan sürecini daha da zorlaştırdı.
Nizam Kabaiş'in Verdiği İfade
Olayın ardından Nizam Kabaiş'in emniyette verdiği ifadede, tehdit edildiğini ve "Şikayetini çek yoksa sen de kızının yanına gidersin" denildiğini aktardığı öğrenildi. Kabaiş'in, bu tehditlerden büyük korku ve endişe duyduğu, ancak davadan asla vazgeçmeyeceğini belirttiği ifade edildi. Ailenin avukatı, yaptığı açıklamada, müvekkilinin güvenliğinin sağlanması için gerekli adli ve idari tedbirlerin alınmasını talep ettiklerini söyledi. Avukat, ayrıca tehdit ve şantaj suçlarının toplum vicdanını yaraladığını ve bu tür girişimlerin soruşturmayı etkilemeye yönelik olduğunu vurguladı.
Rojin Kabaiş Davası
Rojin Kabaiş, 21 Eylül'de Diyarbakır'daki üniversitede eğitim görürken kaybolmuş, 18 gün sonra cesedi Van'da bulunmuştu. Ölümü ülke genelinde büyük yankı uyandırmış, adli süreç dikkatle takip ediliyordu. Cenazesi yapılan otopsinin ardından ailesine teslim edilmişti. Soruşturma kapsamında daha önce bazı şüpheliler hakkında işlem yapılmış, ancak dosyanın gizliliği nedeniyle detaylar paylaşılmamıştı. Yaşanan son tehdit olayı, dosyanın perde arkasındaki ilişkileri ve fail veya faillerin aile üzerinde baskı kurmaya çalıştığını gözler önüne serdi.
Bu gelişme, adalet sistemine olan güveni zedeleyebilecek nitelikte. Ancak hukukun üstünlüğü ve bağımsız yargı ilkeleri gereğince, yürütülen soruşturmanın titizlikle sürdürüleceği ve tehditlerin hiçbir şekilde dava sürecini etkilemeyeceği umuluyor. Kamuoyunun vicdanı, Rojin'in katillerinin bir an önce yargı önüne çıkarılmasını ve adaletin tecelli etmesini bekliyor.