Rize'nin Pazar ilçesinde kurulmak istenen kafes balık çiftliği projesine karşı bölge halkının başlattığı direnişte 54'üncü gün geride kaldı. Balıkçılar, projenin iptali için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslenerek, "Ocağımız sönmesin" çağrısında bulundu. Karadeniz'in incisi olarak bilinen Rize'de, yerel halk ve balıkçılar, deniz ekosistemini tehdit ettiğini düşündükleri projeye karşı nöbetlerini sürdürüyor.
Direnişin 54. Gününde Balıkçılardan Erdoğan'a Çağrı
Pazar ilçesi sahilinde toplanan balıkçılar ve bölge sakinleri, kafes balık çiftliği projesinin deniz canlılarına ve geleneksel balıkçılığa vereceği zarara dikkat çekti. Eylemciler adına konuşan Pazar Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Osman Kılıç, "Bu proje hayata geçerse, bizim geçim kaynağımız olan denizimiz kirlenecek, balık stokları tükenecek. Bizler, atalarımızdan kalan bu mirası çocuklarımıza aktarmak istiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızdan bu projeyi durdurmasını istiyoruz. Ocağımız sönmesin, denizimiz yaşasın" dedi.
Direnişe destek veren çevre aktivistleri de, bölgenin ekoturizm potansiyeline vurgu yaparak, "Rize'nin doğal güzellikleri ve temiz denizi, turizm için büyük bir şans. Kafes çiftlikleri bu dengeyi bozacak" şeklinde konuştu. Aktivizler, Karadeniz'de daha önce uygulanan benzer projelerin olumsuz sonuçlarını hatırlatarak, yetkilileri bilimsel verilere kulak vermeye çağırdı.
Projenin Detayları ve İddialar
Rize İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından onaylanan proje kapsamında, Pazar açıklarında 12 kafes ünitesinin kurulması ve yıllık 1.000 ton levrek ile çipura üretimi hedefleniyor. Proje sahibi firma ise, modern teknoloji kullanılacağını ve çevreye zarar verilmeyeceğini savunuyor. Firmanın yetkilileri, "Balık çiftlikleri, dünya genelinde protein ihtiyacını karşılamak için önemli bir kaynaktır. Biz de bu bilinçle hareket ediyor, çevre dostu sistemler kuruyoruz" açıklamasını yaptı.
Ancak bölge halkı, bu tür projelerin Karadeniz'in kırılgan ekosistemini geri dönüşü olmayacak şekilde etkilediğini ileri sürüyor. Özellikle deniz çayırlarının zarar göreceği, yabancı türlerin bölgeye girişiyle doğal dengenin bozulacağı ve balıkçılık faaliyetlerinin olumsuz etkileneceği endişeleri öne çıkıyor. Ayrıca, projenin istihdam yaratacağı vaadiyle halkın kandırıldığını iddia eden balıkçılar, asıl istihdamın geleneksel balıkçılıkta olduğunu vurguluyor.
Bölge Halkının Kararlılığı ve Devletten Beklenti
54 gündür gece gündüz nöbet tutan balıkçılar, eylemlerinin kararlılıkla süreceğini belirtiyor. Eylemci grubundan emekli balıkçı Hasan Reis, "Biz bu denizin çocuklarıyız. Onu korumak bizim görevimiz. Devlet büyüklerimizden bu konuda duyarlılık bekliyoruz. Cumhurbaşkanımızın balıkçıları sevdiğini biliyoruz, bu projeyi durduracağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı.
Direniş, sosyal medyada da geniş yankı buldu. #OcağımızSönmesin ve #RizeDireniyor etiketleriyle binlerce paylaşım yapıldı. Çevre örgütleri ve muhalefet partileri de eyleme destek açıklaması yaptı. CHP Rize Milletvekili Tahsin Becan, konuyu Meclis gündemine taşıyarak, "Bu proje, halkın rızası olmadan ve bilimsel etki analizi yapılmadan onaylanmıştır. Derhal iptal edilmelidir" dedi.
Sonuç Yerine: Ekonomi ve Ekoloji Dengesi
Rize'deki bu direniş, aslında Türkiye genelinde kıyı balıkçılığının karşı karşıya olduğu sorunların bir yansıması. Kıyı balıkçılığının sürdürülebilirliği, sadece balıkçıların geçimi için değil, aynı zamanda kırsal kalkınma ve gıda güvenliği açısından da kritik öneme sahip. Devletin, ekonomik yatırımları çevre ve toplumsal faydayla dengeleyecek politikalar geliştirmesi şart. Bu tür projelerde halkın katılımının sağlanması, şeffaf ve bilimsel süreçlerin işletilmesi, olası çatışmaların önlenmesi için elzem. Rizeli balıkçıların haklı talepleri, yetkililer tarafından dikkate alınmazsa, benzer direnişlerin Türkiye'nin dört bir yanında artarak devam edeceği öngörülmektedir.